Morseling türkçesi Morseling nedir

Morseling ingilizcede ne demek, Morseling nerede nasıl kullanılır?

Morsel : Ufak parça. Lokma. Parça. Zerre.

Morsels : Lokma. Parça. Ufak parça. Zerre.

Remorseless : Amansız. Vicdanı sızlamayan. Vicdansız. Acımasız. Merhametsiz. Kalpsiz. Allahtan korkmaz. Aman vermez.

Remorselessly : Acımasızca. Merhametsizce. Vicdansızca.

Remorselessness : Acımasızlık. Vicdansızlık. Merhametsizlik.

Remorsefully : Pişmanlık duyarak. Pişman olarak.

Premorse : Birdenbire kesilmiş.

Morse : Memeliler (mammalia) sınıfının, etçiller (carnivora) takımının, morsgiller (odobenidae) familyasından, 4 m kadar uzunlukta, sırtı yeşilimsi, karnı soluk esmer renkli, derisi, dişi ve yağı için avlanan, kuzey atlantik okyanusu'nda yaşayan bir tür. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Mors.

Felt remorse : Utanç hisseden. Pişmanlık hisseden. Vicdan azabı çekmek. Suçluluk hisseden. Vicdan azabı hisseden.

Remorseful : Çok pişman. Pişmanlık duyan. Pişman. Vicdan azabı çeken.

İngilizce Morseling Türkçe anlamı, Morseling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Morseling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Donuts : Halka. Genellikle kızartılan küçük tatlı bir poğaça türü (doughnut olarak da yazılır).

 

Avulsions : Koparma. Avülsiyon. Sel basması sonucu arazinin bölünmesi. Sökme.

Change of state : Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Bir yıldızın sıcaklığına, basıncına, yoğunluğuna, aydınlatma gücüne ya da kütlesine ilişkin değişim. Hal değişimi. Durum değişikliği. (maddenin) hal değişimi. Durum değişimi. Katı, sıvı, uçun gibi doğabilimsel bir haldeki bir özdeğin başka bir hale dönüşmesi. Maddenin hal değişimi.

Snippets : Bölük pörçük parçalar. Kırpıntı. Makasla kesilmiş parça. Ufak tefek şeyler.

Aliquot : Sayıyı tam bölen. Temsili miktar. Alikuot. Sıvı bölüntü. 24 saatlik numuneden alınan örnek. Tümbölen. Tambölen. Bölüntü. Kalansız bölen.

Corpuscule : Parçacık. Nesnecik. Kan hücresi. Yuvar. Newton'un ışının yayımı kuramında, çok yüksek hızlı küçük özdek parçacıklarına verdiği ad. Kan yuvarı. Göze.

Crumb : Ekmek içi. Galetaya bulamak. Ufalamak. Bilgi kırıntısı. Değersiz kimse. Kırıntı. Ekmek kırıntısı.

Bolus : İri hap. Büyük hap. Nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Top. Bol. Topak. Küme, kitle. bol. Kapsül. Bolus.

Molding : Korniş. Döküm. Zıh. Kalıpta yapılmış şey. Pervaz. Kalıp yapma. Kalıp parçası. Süsleme. Tiriz. Silme.

Crumbing : Ufalamak. Ekmek içi. Ekmek kırıntısı. Galetaya bulamak. Bilgi kırıntısı. Değersiz kimse. Kırıntı.

Morseling synonyms : gobbet, glimmers, atomy, glimmer, corpuscle, modelling, sculpture, ace, aught, scrap, batch, attachment, batches, cakes, morsel, bit, moulding, snippet, aliquots, crumbed, downswing, condyle, aughts, corpuscles, broken pieces, carving, atom, gobbets, downturn, bar, cake, condyl, doughnut.

Morseling zıt anlamlı kelimeler, Morseling kelime anlamı

Bettering : İyileştirmek. Geçmek. Geliştirmek. Düzeltmek. Düzelme. Daha iyi yapmak.