Bettering türkçesi Bettering nedir

Bettering ingilizcede ne demek, Bettering nerede nasıl kullanılır?

Better and better : Gittikçe daha iyi.

Better be on the safe side : Kendini emniyete almak. Daha sonradan acısını çekmektense önden önlemini almak. İhtiyatlı davranmak.

Better half : Eş. Karı. Hayat arkadaşı.

Better hand : Becerikli eller. İşi iyi bir şekilde yerine getirebilen eller. Altın eller.

Better homes and gardens : Daha iyi evler ve bahçeler. Evle ilgili konular (iç dekorasyon, bahçe işleri, yemek pişirme, aile vs) içeren aylık bir amerikan dergisi.

Better than ever : Daha öncekilerde daha iyi bir durumda. Her zamankinden daha iyi.

Better oneself : Sosyal düzeyini yükseltmek. Daha çok eğitim yapmak. Sosyal konumunu yükseltmek. Daha çok kazanmak. Durumunu iyileştirmek. Daha çok para kazanmak. Toplumsal konumunu yükseltmek. Kendini geliştirmek. Kendini eğitmek.

Better loved : Daha çok sevilen.

Better than nothing : Kısa günün karı. Hiç yoktan iyidir. Hiç olmamasından iyidir. Bunun olması hiçbir şey olmamasından iyidir.

Better safe than sorry : Pişman olacağıma sağlamcı davranayım. Önlem almak üzülmekten daha iyidir. Üzülmektense tedbirli olmak iyidir. Korkulu rüya görmektense uyanık yatmak iyidir. Dikkatli olmak daha sonrasında pişman olmaktan daha iyidir. Üzgün olmaktansa tedbirli olmak daha iyidir.

 

İngilizce Bettering Türkçe anlamı, Bettering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bettering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjust : Uymak. Bilgisayar, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Halletmek. Adapte olmak. Parlamak. Uyum göstermek. Ayarlama. Alışmak. Belirlemek. Alıştırmak.

Break : Bitmek. Tutmamak. Söylemek. Kontrol etmek. Çatlatmak. Şafak vakti. Parçalamak. Fırsat. Kırılma. Kesme.

Boomed : Gümlemek. Gürlemek. Gümbürdemek. Fırlamak. Yükselmek. Uğuldamak. Patlama sesi. Güm etmek. Gelişmek. Hızla artmak (ticaret).

Betterment : Düzeltme. Islah. Kamunun karar ve etkinlikleri sonucunda, belli bir yerdeki taşınmaz malların artan değerleri üzerinden yerel yönetimlerin aldığı bir tür taşınmaz vergisi. bk. değer artış vergisi. İyileşme. Bir taşınmazın ömrünü uzatma. İflah. İyileştirme. Değerlenme vergisi. Şerefiye.

Be current : (para vb) geçerli olmak.

Amend : Tadil etmek. Düzelmek. Onarmak. Tanzim etmek. Değişmek. Değişikliğe gitmek. Değiştirmek. İyileşmek. Islah etmek.

Beat : Açmak (yol). Dövmek. Fizik, eskrim alanlarında kullanılır. Vuru. Çarpma. Yuvasından çıkarmak (av). Vuruş. Volta vurmak. Çırpma.

Boom : Gürlemek. Işıldak direği. İktisadi dalgalanmanın genişleme aşamasında büyüme oranında meydana gelen sürekli ve alışılmamış düzeyde artışın olduğu durum. krş. çöküntü. Gümlemek. Üzerine üst üste çeşitli ışıldaklar yerleştirilebilen direk. Genel satakda canlılık. Hızla artmak (ticaret). Gelişmek. Güm etmek. Gümbürdemek.

 

Be transmitted : İletilmek.

Amendatory : Islah edici. İyileştirici. Düzeltici.

Bettering synonyms : amelioratory, bring on, calibrates, cicatrize, ameliorates, ameliorations, advance, rectifications, ameliorate, adjusts, abate, improvement, best, recoveries, arrange, building up, abates, besting, regenerations, be mentioned, outperform, straightening, cleansed, ameliorating, arranges, beats, recuperation, outperforms, amended, recovery, blow over, be over, build.

Bettering zıt anlamlı kelimeler, Bettering kelime anlamı

Worsening : Kalitesizleşme. Kalitesi düşme. Kötüleşme. Kötüleştirme. Ağırlaşan (durum). Kötüleşen. Bozulma.