Morsel türkçesi Morsel nedir

Morsel ingilizcede ne demek, Morsel nerede nasıl kullanılır?

Morseling : Lokma. Zerre. Parça. Ufak parça.

Morsels : Zerre. Ufak parça. Lokma. Parça.

Remorseless : Acımasız. Amansız. Aman vermez. Merhametsiz. Allahtan korkmaz. Vicdansız. Kalpsiz. Vicdanı sızlamayan.

Remorselessly : Vicdansızca. Merhametsizce. Acımasızca.

Remorselessness : Merhametsizlik. Vicdansızlık. Acımasızlık.

Felt remorse : Suçluluk hisseden. Vicdan azabı hisseden. Pişmanlık hisseden. Utanç hisseden. Vicdan azabı çekmek.

Morse code : Mors alfabesi. Mors. Morse kodu.

Feel remorse : Vicdan azabı hisseden. Suçluluk hisseden. Pişmanlık duymak. Utanç hisseden. Pişmanlık hisseden.

Premorse : Birdenbire kesilmiş.

Remorseful : Pişman. Çok pişman. Pişmanlık duyan. Vicdan azabı çeken.

İngilizce Morsel Türkçe anlamı, Morsel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Morsel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ace : Beş düşman uçağı düşüren pilot. Çok başarılı olmak. Yıldız. Ace. Mükemmel bir sonuç almak. Karşılanamayan atış. Çok yetenekli kimse. Birli. Anjiyotensin çevirici enzim.

Glimmered : Parıldamak. Seziş. Parıltı. Işık vermek (hafif). İma. Hafif ışık. Azıcık miktar. Hafifçe pırıldamak. Işık vermek.

 

Plug : Yumruk atmak. Tıkamak. Kapamak. Harıl harıl çalışmak. Fiş. Tıpalamak. Tıkaç. İlgilenmek. Tapa.

Crumb : Bilgi kırıntısı. Kırıntı. Galetaya bulamak. Ufalamak. Ekmek içi. Ekmek kırıntısı. Değersiz kimse.

Corpuscle : Kürecik. Kan küreciği. Öğecik ve öğecik çekirdeği boyutlarında (10-(...)cm.—10-(...) cm.), bağımsız nitelikli, evrenin temel taşlarını oluşturan öğecikaltı tanecik. Korpüskül. Kan yuvarı. Yuvar. Kan hücresi. Cisimcik.

Bite : Dişlemek. Acımak. Sokmak. Zokayı yutmak. (böcek) sokmak. Acıtmak. Yemek. Sızlamak. Oltaya gelmek. Aşındırmak.

Chew : Düşünüp taşınma. Derin derin düşünmek. Ağız ile çiğnemek. Düşünmek. Çiğnemek. Gevelemek. Tütün çiğnemek. Tütün parçası. Kurmak. Çiğnenen tütün.

Atomies : İskelet. Atom. Küçücük şey. Çok küçük madde.

Cakes : Kabuklaşmış kir. Kalıp. Kek. Kekler. Çörek. Pasta.

Condyle : Yuvarlak eklem çıkıntısı. Kondil. Kemik ucu. Kemik ucu yumrusu. Eklem yumrusu.

Morsel synonyms : small indefinite quantity, small indefinite amount, quid, glimmer, atom, avulsion, bit, cake, aughts, batches, aliquots, mouthful, gobbet, sops, wad, article, taste, cud, corpuscles, attachment, bolus, aliquot, crumbed, bar, chews, morseling, chaw, gobbets, donut, morsels, bits, corpuscule, glimmers.

Morsel ingilizce tanımı, definition of Morsel

Morsel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A little bite or bit of food.