Mortise türkçesi Mortise nedir
Mortise ingilizcede ne demek, Mortise nerede nasıl kullanılır?
Mortise and tenon : Zıvana-delik.
Mortise and tenon joint : Zıvanalı geçme. Zıvanalı dilli ek.
Mortise chisel : Zıvana keskisi. Delik ıskarpelası. Zıvana kalemi.
Mortise gauge : Zıvana ölçüsü. Nişangeç.
Mortise joint : Zıvananın birleşim yeri. Zıvanalı geçme. Zıvanalı ek.
Amortisement : Bir borcun tasfiyesi. Amortisman. Aşınma payı. Mimari unsur (ayrıca amortizement). Borç tasfiyesi.
Mortisers : Zıvana-delik makinesi.
Unmortise : Çözmek. Ayırmak.
Mortised : Lamba. Zıvana. Delik. Zıvana açmak. Zıvana dişi. Kiniş. Zıvana deliği. Yuva.
Mortise lock : Gömme kilit.
İngilizce Mortise Türkçe anlamı, Mortise eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mortise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cut : İndirimli. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Kesilmiş. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Topsuz giriş. Sulandırmak. Sapmak. Yontmak. İndirilmiş.
Aperture : Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik. Açıklık. Boşluk. Göz. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Menfez. Açıt. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Pencere.
Hearth and home : Aile ocağı.
Eyehole : Göz. Gözyuvası. Gözevi. Göz çukuru.
Collets : Bilezik. Germe kovanı. Torna aynası. Halka. Tasma. Yüzük. Yüksük. Maden yüzük. Mücevherin oturtulduğu yuva.
Daycare center : Çocuk bakım merkezi. Ebeveynlerin işte oldukları zaman çocukları nezaret eden çocuk yuvası. Anne ve babaların çalışmakta olduğu saatlerde, çocukların bakım ve eğitimini sağlayan özel ya da kamusal kurum. Günlük bakım merkezi. Aile üyelerinin işte oldukları zaman yaşlı veya özürlü insanlara bakılan merkez. Anaokulu.
Bore : Canını sıkmak. Yüksek dalga. Sıkıcı şey. Dert. Başını ağrıtmak. Sondalamak. Bunaltmak. Sıkıcı tip. Oyu. Kalibre.
Liner : Bağa. Büyük uçak. Kovan. Astar. Yolcu uçağı. Ayar levhası. Kaplama. Kaplama maddesi. Büyük yolcu gemisi. Yüz boyamada gölge ve çizgilerin yapılmasına yarayan özel uçlu kalem.
Blowout : Kolay galibiyet. İnceleme. Cümbüş. Lastik patlağı. Kuyudan petrol veya gaz fışkırması. Elektrik sigortasının erimesi. Lastikteki patlak. Rahat zafer. Eğlence.
Chased : Oymak. Hakketmek. Peşine düşmek. Kovalamak. Takip etmek. Peşinde olmak. İzlemek. Kabartma işlemek. Hızla geçip gitmek.
Mortise synonyms : bring together, den, bush, firesides, tenon, lamps, mortises, mouthpieces, eyeholes, fireside, wicks, creep, bores, liners, eye, boring, glim, alveolus, sleeves, bulbs, blowouts, join, radio tube, hearths, creeps, cavum, centesis, cavity, creche, inner tube, bulb, mouthpiece, hearth.
Mortise zıt anlamlı kelimeler, Mortise kelime anlamı
Disjoin : Bağları kopmak. Ayırmak. Birleşmesine engel olmak.
Mortise ingilizce tanımı, definition of Mortise
Mortise kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cavity cut into a piece of timber, or other material, to receive something (as the end of another piece) made to fit it, and called a tenon. To cut or make a mortise in.

Bu kısımda Mortise kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mortise ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mortise anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mortise ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.