Moults türkçesi Moults nedir
- Deri değiştirmek.
- Tüy dökme.
- Tüy dökmek.
- Tüy değiştirmek.
- Deri değiştirme.
- Tüylerini dökmek.
Moults ingilizcede ne demek, Moults nerede nasıl kullanılır?
Moult : Tüylerini dökmek. Kanatlıların tüylerinin azaldığı ve onların yerine yeni tüylerin çıktığı zaman. Tüy değiştirmek. Deri değiştirme. Tüy dökmek. Tüy dökme. Deri değiştirmek.
Moulted : Deri değiştirme. Deri değiştirmek. Tüy dökmek. Tüylerini dökmek. Tüy değiştirmek. Tüy dökme.
Moulting : Tüy dökme. Deri değiştirme. Lüks.
Moulage : Mulaj. Suç tespiti için kalıp alma.
Mould : Bahçe toprağı. Yapı. Kalıba sokmak. Şekil. Şekil vermek. Biçimlendirmek. Yaradılış. Dökme kalıp. Küf. Küflenmek.
Moulding : Tiriz. Süsleme. Pervaz. Döküm. Silme. Kalıplama. Dökümleme. Kalıp yapma. Zıh. Korniş.
Moulders : Biçimlendirici. Çürümek. Kalıpçı. Dökmeci. Kalıplayıcı. Ufalanmak. Şekillendirici. Çürütmek. Dökülmek.
Mouldered : Çürütmek. Biçimlendirici. Kalıpçı. Şekillendirici. Kalıplayıcı. Ufalanmak. Dökülmek. Dökmeci. Çürümek.
Moulded : Kalıpsı. Biçimlendirmek. Şekil vermek. Küflendirmek. Kalıplanmış. Küflenmek. Kalıp şeklinde. Kalıba dökülmüş. Kalıba dökmek. Kalıp halinde dökülmüş.
Mouldboard : Bıçak tablosu. Dozer küreği kulağı. Saban kulağı. Grayder bıçağının yerleştiği tabla. Saban bıçağı. Saban demiri.
İngilizce Moults Türkçe anlamı, Moults eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Moults ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Salivary gland : Tükürük bezi. Ağızdaki tükürük salgılayan altı salgı bezinden biri. Tükrük bezi. Tukrük bezi. Omurgalı ve omurgasız hayvanlarda ağzın içine ya da yakın bir yerine açılan ve tükrük denen bir salgı salgılayan bezler.
Clapper : Kaynana zırıltısı (argo terim). Alkışçı. Kaynana zırıltısı. Dil. Oyunun alkışlanacak yerlerinde çekimser seyirciye önayak olup onun da alkışlanmasını sağlamak ereğiyle tutulmuş alkışçı. Eski tiyatrolarda oyunun alkışlanacak yerlerinde seyirciyi etkileyip alkışlamasını sağlayan görevli kişi. oyunun tümünü onaylatabilmek için yığının tepkisinden yararlanan şakşakçı, yaptığı iş karşılığında belli bir ücret alırdı. Klaket. Bazı tecimsel tiyatrolarda, oynanan oyunu seyirciye onaylatmakta etkili olmak için parayla tutulan kişi. bk. şakşakçı. Eski tiyatrolarda alkışlamak için parayla tutulan kişi. (bk. şakşakçı).
Opening : Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi. Açıklık. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur. Açıklık derecesi. Genişlik derecesi. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb.
Molt : Aä°.bkz.moult.
Dentition : Bebeğin diş çıkarması. Dişlenme. Dentisyon. Diş çıkarma. Diş yapısı. Dantisyon.
Slough off : Gidermek. Değiştirmek (yılan derisini). Bir tarafa atmak.
Tongue : Erkek parça. Konuşma. Ahşap geçmenin çıkıntılı kısmı. Uzantı. Dil vuruşu yapmak (çalgı). Dil. Ayakkabı dili. Zıvana dili. Söz. Konuşmak.
Orifice : Delik. Ölçme deliği. Orifıs. Göz. Meme. Dar kanal. Ağız. Azaltıcı.
Rima : Bir bayan ismi.
Buccal cavity : Ağız boşluğu.
Moults synonyms : vena lingualis, rima oris, oral fissure, human face, lingual vein, lingual artery, face, moult, palate, exuviation, neb, slough away, molted, molting, bill, cytostome, gob, sloughed, teeth, sloughs, sloughing, lip, molts, ecdysis, lingua, trap, moulted, cakehole, ecdysial, hole, yap, gingiva, gum.
Moults zıt anlamlı kelimeler, Moults kelime anlamı
Detach : Ayrılmak. Kaldırmak. Koparmak. Çözmek. Sökmek. Kesip ayırmak. Özel görevlendirmek. Çıkmak. Kopmak.
Decrease : Düşüş göstermek. Azalma. Eksiltmek. Eksilmek. İnişe geçmek. Eksilme. Eksiltme. Azaltmak. Düşüş. İnmek.
Wane : Azalma. Azalmak. Küçülme. Solmak. Küçülmek. Azaltmak. Sönmek. Sonuna yaklaşmak. Batmak.

Bu kısımda Moults kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Moults ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Moults anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Moults ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.