Mucus türkçesi Mucus nedir

  • Balgam.
  • Mukus hücreleri tarafından salgılanan musin salgısının suyla teması sonucu biçimlenen bir glikoprotein olup özellikle balıklara özgü koku ve kayganlığı oluşturan salgı maddesi.
  • Sümük.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Müköz zarların üzerinde serbest olarak bulunan yapışkan, bez salgıları, çeşitli tuzlar, lökositler ve dökülmüş hücrelerden oluşan koyu kıvamlı madde, sümük.
  • Mukus.

Mucus ingilizcede ne demek, Mucus nerede nasıl kullanılır?

Mucus cell : Mukusu oluşturan musin salgısını salgılayan epidermal kökenli bir hücre tipi. Mukus hücresi.

Mucus plug : Gebelik sırasında serviks uterideki goblet hücreleri tarafından salgılanan ve servikal kanal lümeninin tıkaç benzeri bir tarzda kapatılmasını sağlayan mukoid karakterli sarımtırak bir salgı. Servikal tıpa.

Mucus retention cyst : Mukus retensiyon kisti. Mukosel.

Cervical mucus : Servikal mukus. Serviksteki epitel hücrelerinin salgıladığı, çeşitli kimyasal maddeleri içeren ve özellikle kızgınlık sırasında salgılanan yumurta akı kıvamında ve renginde olan sümüksü madde, çara.

Much : Fazlaca. Hayli. Birçok yönden. Çok şey. Çok. Belirli bir miktar. Sayılamayanlar için ne kadar. Fazla. Hemen hemen. Çokça.

Much to my regret : Maalesef. Üzülerek söyliyeyim.

 

Mucic acid : Tutkal asidi. Musik asit. Mukik asit. Galaktozun aldehit ve birincil alkol grubunun oksitlenmesiyle oluşan şeker asidi, galaktarik asit.

Muchly : Hayli. Oldukça.

Much less : Şöyle dursun.

Mucic : Müsik.

İngilizce Mucus Türkçe anlamı, Mucus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mucus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Bogeying : Tanımlanamayan düşman uçağı. Şeytan. Düşsel korku. Umacı. Gulyabani. Vagon alt düzeni. Tanımlanamayan hava aracı veya taşıtı. Cin. Öcü.

Abaxial : Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Eksendışı.

Mucin : Epitelyal veya bağ doku kaynaklı, glikoprotein ve mukoprotein karışımından oluşan mukusun ana maddesi. Mukozaları kayganlaştırıcı işleve sahip ve epitelyum hücrelerini mekanik zedelenmeye karşı koruyan, protein ve karbonhidratlardan oluşan, epiteliyal veya bağ doku kaynaklı, glikoprotein ve mukoprotein karışımından oluşan, mukusun ana maddesi yapışkan sıvı. mikroskobik kesitlerde alcian mavisi ve kolloidal demir gibi boyalarla ortaya konur. Müsin. Musin. Sıvıdan katıya geçiş.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

 

Phlegm : Uyuşukluk. Soğukluk. Duygusuzluk. Kaygısızlık. Soğukkanlılık. Cansızlık. Ağırkanlılık. Tembellik.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

Leucorrhea : Rahim boşluğu ve vajinadan gelen beyazımsı akıntı (ayrıca leukorrhea). Lökore. Vajinal akıntı.

Mucus synonyms : leukorrhea, mucous secretion, snig, a dna, abdominal ovariectomy, snivel, a band, a clay, slime, phlegms, abdominal fat necrosis, expectorate, pituitary, sliming, greenie, sputa, secretion, sputum, snot, abamectin, a crochordon, sniveller, snots, booger, abdomen, abdominal distention, snivels, a c syndrom, sniveled, bogey, abattoir, expectoration, expectorations.

Mucus ingilizce tanımı, definition of Mucus

Mucus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A viscid fluid secreted by mucous membranes, which it serves to moisten and protect. It covers the lining membranes of all the cavities which open externally, such as those of the mouth, nose, lungs, intestinal canal, urinary passages, etc.