Multitudes türkçesi Multitudes nedir

Multitudes ingilizcede ne demek, Multitudes nerede nasıl kullanılır?

Multitude : Çok sayı. Çokluk. İzdiham. Kalabalık. Halk yığını. Kat.

Multitudinous : Çok. Çok kısımlı. Pek çok. Kalabalık.

Multitubular : Çok borulu.

Multitasking : Çok iş düzeni. Çoklu görev. Çok görevli. Çoklu sorgulama. Çok görevli yürütüm. Çokgörevli.

Multithreaded demo : Çoklu kullanım tanıtımı.

Multitrack recording system : Çok izli kayıt dizgesi. Çok-kanallı kayıt dizgesi. Çok-izli kayıt dizgesi. Çok kanallı kayıt sistemi. Bir çok-izli. Çok kanallı kayıt dizgesi.

Non preemptive multitasking : Geçişsiz çoklu görev.

Multithreading : Çoklu kullanımlı. Çok izlekli. Çok kullanımlı. Çoklu kullanım.

Multitrichous : Bakteride birden fazla kamçı bulunması durumu. Multitrik.

İngilizce Multitudes Türkçe anlamı, Multitudes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Multitudes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coatings : Paltoluk kumaş. Tabaka. Sıva.

Confluence : Kavşak. Birlikte akma. İki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta. Irmakların birleşmesi. Kesişme noktası. Birleşme. Bir arada akma.

Host : Konukçu. Sunuculuk yapmak. Barındırmak. Sunucu. Asalağın erginini ya da gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı. a. bk. arakonakçı, son konakçı. Konuk ağırlamak. (konsere maça vb) ev sahipliği yapmak. Konakçı. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Squash : Kabak. Bastırmak (isyan vb'ni). Ezilmek. Şap sesi. Sıkıştırmak. Balkabağı. Meyve suyu. Bir tür kapalı tenis oyunu.

Bountifulness : Gürlük. Bolluk. Cömertlik.

Congested : Tıkanık. Konjesyone. Fazla dolu. Tıkalı. Sıkışık. Kan toplanmış. Tıklım tıklım. Tıkanmış. Şişkin.

Heaviness : Ayak taşı. Siklet. Mazalya. Küntlük. Karabasan. Bunalma. Ağırlık. Pareketalarda bedenin başına bağlanan zeminde kancaların yatmasına imkan ve ağlarda veya paraketalarda av aletinin zeminde kalmasını, hareket etmemesini sağlayan 20 kg kadar ağırlığa sahip olan beton ve taş ağırlık, ayak taşı. Sıklet.

Floor : Afallatmak. Taban. Şaşırtmak. İşliklerde film çevirmekte kullanılan uzun, geniş, yüksek, hangar biçiminde, içinde aydınlatmayı, alıcı devinimlerini, bezem kurmayı kolaylaştıracak düzeni bulunan yapı. tv. bir yayının hazırlandığı işlik ya da işliğin bir bölümü. Yer. Zemin. Tam gaz vermek. Döşemek. Taş döşemek.

Bounteousness : Eli açıklık. Bolluk. Cömertlik. Hayırseverlik. İyilikseverlik. Gürlük.

Gearshifts : Vites. Vites mekanizması. Vites geçirme veya vitesten çıkartma aleti. Vites kolu. Vites değiştirme.

Multitudes synonyms : large indefinite amount, large indefinite quantity, innumerability, crops, concourse, large number, flat, audience, amplitudes, confluences, concourses, stampede, coating, frequency, coat, congestion, gearshift, people, masses, multitude, horizon, fulness, decks, fold, laity, stampeded, mass, conflux, dense crowd, crush, greatness, the great unwashed, army.

Multitudes zıt anlamlı kelimeler, Multitudes kelime anlamı

Clergy : Rahip sınıfı. Rahipler sınıfı. Rahipler. Papazlar. Ruhban sınıfı. Ruhban. Rahip.