Murç nedir, Murç ne demek

  • Betonu kırmakta veya betona delik açmakta kullanılan sivri uçlu, çelikten yapılmış bir alet

Yerel Türkçe anlamı:

Demet, bağlam.

Asma dallarının uç kısmı, yeni sürgünler

Taşları tıraş etmekte kullanılan sivri uçlu demir, taşçı kalemi.

Ağaçların filizleri.

Ağaç sürgünleri.

Ağaçların taze yaprakları.

Taşçıların kullandıkları bir karış boyunda, ucu sivri bir araç.

Hayvanların yiyebileceği ağaç sürgünü

Ağaçlardaki yaprak ve çiçek tomurcukları.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Değirmencilerin kullandığı taş çekici. (*Ağın -Elâzığ)

Taşları yontarak düzeltmekte kullanılan ucu sivri kalın demir. (Senir *Sincanlı -Afyonkarahisar; *Kuzfındık -Eskişehir; *Refahiye -Erzincan.)

Bilimsel terim anlamı:

Betona delik açmakta kullanılan sivri uçlu bir aygıt.

İngilizce'de Murç ne demek? Murç ingilizcesi nedir?:

point chisel

Murç tanımı, anlamı:

Beton : Çimentonun su yardımıyla kum, çakıl vb. maddelerle karışması sonucu oluşan sert, dayanıklı, bağlayıcı yapı malzemesi. Bu malzemeden yapılmış.

Kırmak : Belirli bir biçimde katlamak. Gücünü, etkisini azaltmak. Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak. Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek. Bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek. Öldürmek, yok olmasına neden olmak. Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak. Tahılı iri ve kaba öğütmek. Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek. Kaçmak, uzaklaşmak. İri parçalara ayırmak. Yok etmek. Değerinden düşük fiyata almak. Vücut kemiklerinden birini parçalamak.

 

Delik : Dar, küçük açıklık. Dar, küçük çukur. Küçük hayvan yuvası. Cezaevi. Delinmiş olan.

Açmak : Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Birbirinden uzaklaştırmak. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yapmak, düzenlemek. Beğenmek. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Geçit sağlamak. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Engeli kaldırmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Alışverişi başlatmak. Yakışmak, güzel göstermek. Görünür duruma getirmek. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Rengin koyuluğunu azaltmak. Alanını genişletmek. Yarmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Ayırmak, tahsis etmek. Savaşla almak, fethetmek. Ferahlık vermek.

Sivri : Ucuna doğru gittikçe incelen. Ucu keskin ve batıcı olan. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Palamut.

 

Uçlu : Filtreli (sigara). Ucu olan, ucu çıkan.

Çelik : Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Zayıf fakat güçlü (vücut). Kök salması için yere dikilen dal. Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Kısa kesilmiş dal.

Murçaçan : Baharda yaprakların açılmasına elverişli biraz sisli hava.

Murçalıh : Topraktan çıkarılarak yenen beyaz renkte, ince kabuklu ve tatlı bir çeşit yumru kök.

Murçalık : Çiçekleri eflâtun renkli, yaprakları cacığa katılarak yenilen yumru köklü bir ot. Topraktan çıkarılarak yenen beyaz renkte, ince kabuklu ve tatlı bir çeşit yumru kök. bk. murçalıh. bk. murçalık.

Murçmak : Bir şeyi avuçta ufalamak.

Murçu : Lağım temizleyicisi.

Murçulak : Çiçekleri eflâtun renkli, yaprakları cacığa katılarak yenilen yumru köklü bir ot.