Beton nedir, Beton ne demek

Beton; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Çimentonun su yardımıyla kum, çakıl vb. maddelerle karışması sonucu oluşan sert, dayanıklı, bağlayıcı yapı malzemesi.
  • Bu malzemeden yapılmış

"Beton" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Nihayet bu bahsettiğimiz beton evin önüne geliyor ve duruyoruz." - E. M. Karakurt

Kimya'daki anlamı:

Kırılmış kaya parçaları, kil ve kumun çimento ile birlikte tutulduğu bir karışım.

İngilizce'de Beton ne demek? Beton ingilizcesi nedir?:

concrete

Osmanlıca Beton ne demek? Beton Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

beton

Beton hakkında bilgiler

Beton (Fransızca : le béton,Latinceden: bitumen) çakıl, kum gibi "agrega" denilen maddelerin bir bağlayıcı madde ve su ile birleştirilmesinden meydana gelen inşaat yapıtaşıdır.

Beton denince akla gri renkte taş gelir. Gri veya ona yakın rengi günümüzde kullanılan bağlayıcı maddenin çoğunlukla Portland çimento olmasındandır. Genellikle çimento kullanılsa da betona çeşitli özellikler verebilmek için çeşitli katkılar ve bağlacı maddeler kullanılmakta (ör: alçı, kireç v.b.). Mesela portland çimentolu betonda bağlayıcı, portland çimentosu ve su karışımıdır. Asfalt ve diğer başka malzemeler de bağlayıcı olarak kullanılır; "asfalt betonu" ve "polimer betonu" elde edilir. Ancak genellikle "beton" denince portland çimentolu beton akla gelir.

 

Günümüzde beton - kullanımı çok yaygın olan bir yapı malzemesidir. Beton gerektirmeyen inşa neredeyse yok. Baraj, kanal gibi su yapılarının yanında yol, bina, köprü ve diğer yapıların inşaatında kullanılır. Hem bir taşıyıcı eleman ve hem de dekoratif malzeme olarak ortaya çıkar. Dayanıklılığı, yangına karşı direnci, su geçirmezliği, ekonomik üretimi, enerji verimliliği, yerinde imalat bakımından da başlıca beton tercih nedenleridir. Beton ayrıca hazır betonarme ürün yapımında da kullanılır. Modern yapılarda nükleer radyasyona karşı da kullanılır. Dünya ortalaması olarak kişi başına yıllık beton üretimi bir ton civarındadır.

Beton yaklaşık olarak değişik şekillerde ve genel anlamda 5000 yıldan beri kullanılmaktadır. Eski Mısırlılar kil harcını piramitlerin yapımında kullanmışlardır. Harç kireç taşının (CaCO3) ısıtılması ve karbondioksit gazının (CO2) çıkarılması ile elde edilmekteydi. Elde edilen kireç, agrega ile karıştırılarak harç olarak kullanılmaktaydı. Daha sonra CO2 olarak sertleşen orijinal CaCO3 veya kireç taşına çevrilmekteydi. Su ile sertleşen hidrolik çimentonun bulunuşu, Romalılara kadar uzanır. Romalılar kireç hamurunu, pozolanik volkanik küle karıştırmaktaydılar. Bu amorf silisten oluşan pozolan, suyun mevcudiyetinde alkali ile kimyasal olarak reaksiyona girerek silis jeli olarak sertleşir.

 

Beton ile ilgili Cümleler

  • Beton sert olduğu zaman pim keski yerine elektrikli matkap kullanırız.
  • Vinç yirmi ton beton kaldırabilir.
  • Ne yazık ki beton yanmaz.
  • Karıştırma tesisinden şantiyeye beton taşımak için doksan dakikamız var.

Beton anlamı, kısaca tanımı:

Çimento : Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz.

Çakıl : Çakıl taşı.

Madde : Bir cismi oluşturan öge, öz. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Duyularla algılanabilen nesne. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Molekül. Para, mal vb. ile ilgili şey. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.

Sert : Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Titizlikle uygulanan, sıkı. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Gönül kırıcı, katı, ters. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Hırçın, öfkeli, hiddetli.

Bağlayıcı : Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Bağlama niteliği olan. Uyulması zorunlu.

Malzeme : Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı. Gereç.

Beton gibi : Güçlü. çok sağlam, dayanıklı, sert.

Betonkarar : Beton yapmak üzere çimento, kum ve suyu karıştıran makine, betoniyer.

Beton santrali : Yıldız biçiminde bölümlenmiş, içinde çeşitli irilikte kum ve çakıl bulunan gereçleri, tamburda su ve çimento ile karıştırarak hazır beton üreten yapım yeri.

Beton soğutma : İnşaat sırasında atılan betonun yanmaması amacıyla özellikle sıcak havalarda yapılmış olan sulama.

Demirli beton : Betonarme.

Gaz beton : Kuvarsit, sünger taşı vb. malzeme kullanılarak tuğla biçimi verilmiş beton yapı malzemesi.

Hazır beton : Yapı işlerinde kullanılmak üzere beton santrallerinde hazırlandıktan sonra karmaçlarla taşınan karışım.

Betonarme : Yapıda gücü, esnekliği artırmak için metal ve çimentodan yararlanma yöntemi, demirli beton. Bu yöntemle yapılmış.

Betoncu : Yapılarda beton dökme işleriyle uğraşan usta veya işçi.

Betonculuk : Betoncunun yaptığı iş.

Betoniyer : Betonkarar.

Betonlaşmak : Beton durumuna gelmek.

Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. Etki.

Karışma : Düzeni bozulma. Engelleme, araya girme, müdahale. Karışmak işi.

Dayanıklı : Metanetli, metin, mütehammil. Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Meydan : Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Fırsat, imkân veya vakit. Alan, saha.

İnşaat : Yapımı süren bina. Yapma işi, yapım.

Yapıt : Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser. Yayın, kitap.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Betonlama : Tamamen kullanılmış ve atılmak üzere olan radyoaktif artıklardan korunmak amacıyla, artıklar ortada kalacak şekilde etrafının betonla kaplanması.

Betonlaşma : Betonlaşmak durumu.

Betonlaştırma : Betonlaştırmak işi.

Betonlaştırmak : Betonlaşma işini yaptırmak.

Betonsu : Betonu andıran, betona benzeyen, beton gibi.

Diğer dillerde Beton anlamı nedir?

İngilizce'de Beton ne demek? : [Beton (der) ] n. concrete, stonelike building material; something tangible

v. accent, make prominent; stress; emphasize, accentuate, lay emphasis, show the importance of

n. concrete, stonelike building material

Fransızca'da Beton : béton [le]

Almanca'da Beton : n. Beton

adj. Beton-

Rusça'da Beton : n. бетон (M)

adj. бетонный