Nöromer nedir, Nöromer ne demek

Nöromer; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Omurilik sinir çiftlerinin bağlanma noktaları arasındaki parçalar.

Halkalı solucanlar (Annelida) ve eklem bacaklıların (Insecta) bölütlerindeki gangliyonlar.

Nöromer kısaca anlamı, tanımı

Nörom : Sinir hücrelerinden gelişen herhangi bir tümör

Halkalı solucanlar : Çok hücreli hayvanlardan (Metazoa), birincil ağızlılar (Protostomia) ulumundan, vücutları uzun, yassı ya da yuvarlak, kısa bir baş bölgesinin ardından çember biçiminde bölütlerden yapılmış uzun bir gövdesi olan, ince bir kutikula ile örtülü, vücut duvarı ve bağırsak arasında ikincil karın boşluğu (solom) gelişmiş ve her bölütte bir çift solom bulunan, kırmızı renkte kan taşıyan bir damar sistemine, bölütlerde ekstremitelere benzer yapılara sahip, ip merdiveni tipindeki sinir sistemi iyi gelişmiş olan, yenilenme yetenekleri çok yüksek, er dişi ya da ayrı eşeyli, gelişmelerinde trohofor larvası görülen bir dal. Kıllı ayaklılar (Chaeto-poda) en büyük sınıfıdır. Çok hücreli hayvanlardan (Metazoa), birincil ağızlılar (Protostomia) dalında, vücutları uzun, yassı veya yuvarlak, kısa bir baş bölgesinin ardından çember biçiminde bölütlerden yapılmış uzun bir gövdesi olan, ince bir kutikulayla örtülü, vücüt duvarı ve bağırsak arasında sölom gelişmiş ve her bölütte bir çift sölom bulunan, kırmızı renkte kan taşıyan bir damar sistemine, bölütlerde ekstremitelere benzer yapılara sahip, ip merdiveni tipindeki sinir sistemi iyi gelişmiş olan, yenilenme yetenekleri çok yüksek, er dişi veya ayrı eşeyli, gelişmelerinde trokofor larvası görülen bir dal, Annelida.

 

Eklem bacaklılar : Birbirine eklenmiş halkalardan oluşan, böcekler, örümcekler, kabuklular, çok ayaklılar vb. bölümlere ayrılan hayvan sınıfı, eklemliler.

Solucanlar : Halkalılardan, yer solucanı, tenya, askarit gibi vücutları uzun, yumuşak ve ayaksız hayvanları içine alan takım.

Gangliyon : Sinirlerde ve lenf damarlarında yer yer ortaya çıkan yuvarlak şişlik. Merkezî sinir sistemi dışında bulunan hücre gövdelerinin oluşturduğu kitle.

Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.

Omurilik : Omurga içinde bulunan kanal boyunca uzanan, boz madde ve ak maddeden oluşan sinir dokusu, murdarilik.

Insecta : [Bakınız: böcekler]. Böcekler. Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç parçaya ayrılmış Hemiptera, Diptera ve Siphonaptera gibi medikal öneme sahip üç takımı bulunan sınıf.

Çiftler : Tarafların karşılıklı ikişer erkek ya da kadın oyuncudan kurulması. Tarafların karşılıklı ikişer kadın ya da erkek oyuncudan kurulması.

Halkalı : Halkası olan. Bir tür olta iğnesi.

Solucan : Yuvarlak veya yassı, uzun kurtlara verilen genel ad.

Bacaklı : Bacağı olan. Felemenk altını. Bacakları uzun olan, uzun boylu.

Bağlan : “Sev, sevdiğine bağlı kal” anlamında kullanılan bir isim “. Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

 

Noktal : Formülü C10H13BrN2O3, mol kütlesi 189 g, e.n. 178 °C olan, beyaz toz halde, bir çeşit uyuşturucu madde.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Bölüt : Zigotun bölünmesinden sonra oğulcukta ortaya çıkan ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri. Eklem bacaklıların vücudunu oluşturan yan yana dizili parçaların her biri, halka.

Bacak : Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

Eklem : Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.

Diğer dillerde Nöromer anlamı nedir?

İngilizce'de Nöromer ne demek ? : neuromere