Naps türkçesi Naps nedir

Naps ile ilgili cümleler

English: Ali grabbed his knapsack and left the room.
Turkish: Ali sırt çantasını aldı ve odadan ayrıldı.

English: I was just looking at your holiday snaps.
Turkish: Sadece tatil şipşaklarına bakıyordum.

English: I like taking naps right after lunch.
Turkish: Öğle yemeğinden hemen sonra şekerleme yapmayı severim.

English: I would often take naps on Sundays.
Turkish: Pazar günleri çoğunlukla şekerleme yapardım.

English: Ali unzipped his knapsack.
Turkish: Ali sırt çantasının fermuarını açtı.

Naps ingilizcede ne demek, Naps nerede nasıl kullanılır?

Anapsid skull : Sürüngenlerde, temporal bölgede bir açıklığı bulunmayan kafatası tipi. Anapsit kafatası.

Asynapsis : Asinapsis. Mayozda homolog kromozomların çift olamaması. Mayoz esnasında homolog kromozomların çiftleşememesi.

Axoaxonic synapse : Aksoaksonik sinaps. Bir sinir hücresinin aksonuyla diğer sinir hücresinin aksonu arasında oluşan sinaps.

Catnaps : Şekerleme yapmak. Kısa hafif uyku. Şekerleme. Kestirme. (uyku) kestirmek. Tavşan uykusu.

Chemical synapse : Kimyasal sinaps. Sinir uyarılarının, bir sinir hücresinden diğerine geçişinin kimyasal maddeyle olduğu sinapslar.

 

Knapsacks : Sırt çantası. Arka çantası.

Excitatory synapse : Uyarıları postsinaptik sinir hücresine geçiren sinaps. Uyarıcı sinaps.

Knapsack : Arka çantası. Sırt çantası.

Gingersnaps : Zencefilli çörek.

Neuroeffector synapse : Otonom sinir sistemi gangliyonlarından çıkan aksonlar ve motor sinirlerin efektör yapılarla oluşturdukları temas yerleri. Nöroefektör kavşak.

İngilizce Naps Türkçe anlamı, Naps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Naps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gigs : Konser. Zıpkın ile balık yakalamak. Çalgı. İş. Gösteri. Zıpkın. Flika. Kısa süreli iş. Sahneye çıkma.

Snoozed : Uyumak. Yeniden anımsat. Ertele. Uyuklama. Uyku.

Snooze : Uyuklama. Ertele. Uyumak. Yeniden anımsat. Uyku.

Back end : Arka plan görevleri yerine getiren bilgisayar programı (bir bilgisayar sisteminin destek programı, veritabanı gibi). Arka son. Arka uç.

Snoozes : Uyku. Uyuklama. Yeniden anımsat. Ertele. Uyumak.

Capitalise : Yararlanmak. Sermaye olarak kullanmak. Büyük harflerle yazmak (ayrıca capitalize). Bir gelirin sermayesini hesap etmek. Çıkar sağlamak. Sermayeleştirmek. Sermayeye çevirmek. Sermaye sağlamak. Finanse etmek.

Nodding off : Çöküp kalmak. Uyuyakalmak. Uykuya dalmak. Uyuyup kalmak. Yorgunluktan bitkin düşmek. Bitip tükenmek.

Dossing : Yatmak. Pansiyon yatağı. Dışarıda yatmak. Teksas eyaletinde şehir. Pansiyonda kalmak. Yatak. Uyumak.

Estimates : Biçmek. Hesaplar. Tahmin etmek. Değer biçmek. Ölçüler. Hesaplamalar. Hüküm vermek. Takdir etmek.

 

Naps synonyms : cause to cut, catnap, nap, gigged, confectioneries, doze, have a nap, nod, estimating, drowse off, brittles, have forty winks, dozes, nucha, neck, cash in, cash in on, dossed, make use, follow up, doss, dope off, forecast, bonbon, drowse, scruff, dozed off, drowsing, flake out, short sleep, milks, conjectures, gigging.

Naps zıt anlamlı kelimeler, Naps kelime anlamı

Front : Hareket. Önemli mevki. Cephelenmek. Tiyatro, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Yol göstermek. Karşı olmak. Önderlik etmek. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Önde yer alan. İle karşı karşıya olmak.

Wake : Gözünü açmak. Uyanık kalmak. Körüklemek. Harekete geçirmek. Uyandırmak. Sabahlamak. Sabahlama. Canlandırmak. Ölünün başında beklemek. Uyanmak.