Narrated türkçesi Narrated nedir

Narrated ile ilgili cümleler

English: The documentary was narrated by Morgan Freeman.
Turkish: Belgesel Morgan Freeman tarafından anlatıldı.

Narrated ingilizcede ne demek, Narrated nerede nasıl kullanılır?

Narrate : Hikaye etmek. Öykülemek. Söylemek. Aktarmak. Anlatmak. Nakletmek. Kimi oyunların başında, ortasında, sonunda; ya da yer yer anlatıcı yoluyla oyunun konusunu anlatmak, kimi bölümleri özetlemek ya da yorumlamak. Hikayelemek. Tahkiye etmek.

Narrater : Sunan. Anlatan kimse. Hikaye anlatan kimse. Anlatan. Bir oyunun perdeleri arasında hikaye veya tanımlayıcı metin okuyan kimse (ayrıca narrator). Anlatıcı.

Narraters : Sunan. Anlatan kimse. Bir oyunun perdeleri arasında hikaye veya tanımlayıcı metin okuyan kimse (ayrıca narrator). Anlatan. Hikaye anlatan kimse. Anlatıcı.

Narrates : Hikaye etmek. Öykülemek. Nakletmek. Anlatmak. Söylemek. Aktarmak. Tahkiye etmek. Hikayelemek.

Narrating : Anlatmak. Öykülemek. Öyküleme.

Narrativise : Rapor formuna dönüştürmek (ayrıca narrativize). Hikaye anlatan edebi esere dönüştürmek.

Narrative poem : Destansı şiir. Bir hikaye anlatan şiir. Anlatı şiiri.

Narrative historiography : Olayları, aralarındaki nedensel ilişkileri ve zaman sırasını gözetmeksizin, yüzeysel olarak öykülemeyi ön planda tutan ilkel tarih yazıcılığı. Öyküsel tarihçilik.

 

Narratively : Anlatım veya öykü ile. Anlatımla. Hik3aye tarzında.

Narrations : Kaleme alma. Anlatım. Anlatış. Hikaye. Öyküleme. Nakil. Anlatı. Anlatma. Öykü. Hikayeleme.

İngilizce Narrated Türkçe anlamı, Narrated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Narrated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Treated : İkram etmek. Tedavi etmek. İşlem görmüş. Ismarlamak. Davranmak. İşlenmiş. Muamele etmek. İşlemek.

Elucidates : Işık tutmak. Açıklamada bulunmak. Aydınlığa kavuşturmak. Aydınlatmak. Açıklamak. Açığa kavuşturmak. İzah etmek. İzahat vermek. Açıklığa kavuşturmak.

Explained : İzah etmek. Açıklama yapmak. Açıklanan. Açıklanmış. Açıklamak. Hesap vermek.

Depict : Betimleme yapmak. Dile getirmek. Resmetmek. Tarif etmek. Çizmek. Tasvir etmek. Betimlemek. Resmini çizmek. Göstermek.

Describing : Tanımlama. Açıklama. Betimlemek. Tanımlamak. Tasvir etmek. İfade etmek. Tarif etmek. Çizmek.

Communicated : Temasa geçmek. Tebliğ etmek. Haberleşmek. Birbirine açılmak (odalar). Bildirmek. İblağ etmek. İletişime geçmek. Nakletmek. Geçirmek.

Be enunciative of : İfade etmek.

Commentate : Bir şeyi anlatmak. Nakletmek. (maç vb) anlatmak. Yorumlamak. Değerlendirmek. Yorum yapmak.

Narrating : Öyküleme.

Describe : Vasıflandırmak. Tasvir etmek. İfade etmek. Betimlemek. Nitelendirmek. Betimleme yapmak. Tarif etmek. Çizmek. İzah etmek.

Narrated synonyms : account for, commentating, depicts, narrate, narrow, explain, elucidate, describes, communicates, narrates, communicate.

Narrated zıt anlamlı kelimeler, Narrated kelime anlamı

Untreated : Bakımı yapılmamış. Müdahale edilmemiş. İşlenmemiş. Tedavi edilmemiş. Arıtılmamış. Tedavi edilmeyen. İyileştirilmemiş. Ham.

Wide : Bol. Adamakıllı. Açık. Geniş. Ardına kadar. Gen. Ferah. Uzak. Yaygın.