Narrowed türkçesi Narrowed nedir
Narrowed ile ilgili cümleler
English: After three full days of interviews we've narrowed it down to two candidates.
Turkish: Üç tam günlük mülakattan sonra aday sayısını iki ile sınırladık.
English: I've narrowed the choices to four.
Turkish: Seçenekleri dörtle sınırlandırdım.
English: I've narrowed the list of possibilities down to three.
Turkish: Seçenekler listesini üçle sınırlandırdım.
English: I've narrowed it down to three options.
Turkish: Onu üç seçeneğe sınırladım.
English: I've narrowed it down to three different possibilities.
Turkish: Onu üç farklı olasılığa sınırladım.
Narrowed ingilizcede ne demek, Narrowed nerede nasıl kullanılır?
Narrower : Dar. Dar ensiz. Daha dar. Sınırlı. Kısıtlı.
Narrowest : Dar. Sınırlı. En dar. En darına. Kısıtlı.
In the narrowest sense : En dar anlamıyla.
Money in the narrower sense : Dar anlamda para. Paranın yalnızca bir değişim aracı olarak kullanıldığı varsayımı altında mal para, saymaca para ve itibari paradan oluşan, para ikamelerini kapsamayan para. bk. m0 m1.
Money supply in the narrower sense : Bir ekonomide dolaşımdaki paraya bankalardaki nakit paranın eklenmesiyle bulunan parasal büyüklük. Dar anlamdaki para sunumunun simgesi olup dolaşımdaki para ile toplam vadesiz mevduattan oluşan parasal büyüklük. türkiyede yabancı para cinsinden vadesiz mevduatlar 2007 yılından itibaren m1 para tanımına katılmıştır. M0. M1.
Narrow band : Dar bant.
Narrow circle : Dar çevre. Sınırlı topluluk.
Size to narrowest : En darına uydur.
Narrow definition of price discrimination : Dar anlamda fiyat farklılaştırması. Tekel piyasasında firmanın ürettiği ve üretildiği anda tüketilen hizmetler ile elektrik, su ve doğalgaz gibi malları farklı tüketici gruplarına farklı fiyatlardan sattığı üçüncü derece fiyat farklılaştırması türü.
Narrow angle lighting fitting : Işığı dar bir oylum açısı içine toplayan ışıklık. Toplayıcı ışıklık.
İngilizce Narrowed Türkçe anlamı, Narrowed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Narrowed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Axe : Balta. Baltalamak. Kovmak. Azaltmak. Sepetlemek. Balta ile kesmek. Kovma. Çalgı. İşten kovma. Enstrüman.
Abridges : Azaltmak. Kesmek. Mahrum etmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Tenkis etmek. Kısaltmak. Özetlemek.
Abridge : Özetlemek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Tenkis etmek. Mahrum etmek. Azaltmak. Kısaltmak. Kesmek.
Bothers : Üzülmek. Rahatsız etmek. Canını sıkmak. Baş belası olmak. Takmak. Dert vermek. Sinir bozmak. Sinir etmek. Sıkmak.
Choke off : Atlatmak. Baskı altında tutmak. Eğleçlemek. Ekmek. Dizginlemek. (sinirini vb) bastırmak. Tutmak. Durdurmak. Bastırmak. Kurtulmak.
Heat : Bir özdeği, ısıldevingen bir durudan dahayüksek sıcaklıktaki ısıldevingen duruya götürmek için verilmesi gereken erke niceliği. Isı. Kızıştırmak. Erkek hayvanla çiftleşmeye hazır, kızgınlık gösteren dişi hayvan. Kızgın hayvan. Hareketlendirmek. Sıcaklık. Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına ve bir iş yapmasına sebep olan fiziksel enerji. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Constricts : Büzmek. Baskı yapmak. Sıkıştırmak (elbise vb). Boğaz. Büzme. Sıkıştırmak. Sıkmak. Kısıtlamak.
Boil down : Özetlemek. Özüne indirgemek. Kısa kesmek. Kısaltmak. Kaynayarak suyunu çekmek. Kaynatıp özünü çıkarmak. Suyunu çekmek. Kaynatarak azaltmak. Özü kalana kadar kaynamak.
Contract : Sözleşme yapmak. Yanların ilintisiz isteklerini açığa vurarak anlaşmaları. kişilerin, yandaş olarak bir hakkı değiştirmek, ortaya çıkarmak ya da düşürmek amacıyla yasalar çerçevesinde iç güdülerine dayanarak imzaları altında yaptıkları karşılıklı ve yazılı bildirim. Bağıtlaşmak. Kasmak. Kontrat. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kontrat yapmak. Mukavele.
Choke : Tıkabasa doldurmak. Baskılamak. Boğmak. Nefesini kesmek. Boğma. Tıkanmak. Ölmek. Tıkamak. Durdurmak.
Narrowed synonyms : choke back, check, constricting, chokes, become narrow, bother, become tight, attenuates, shrunk, axed, bothering, checks, constricted, shrunken, shrank, narrow, axing, ax, narrow down, tighten, heats, restrict, constrict, restricts, attenuate, abridging, collapsed, limit, contracts.
Narrowed zıt anlamlı kelimeler, Narrowed kelime anlamı
Wide : Yaygın. Tamamen. İyice. Bol. Ardına kadar. Engin. Adamakıllı. Uzak. Geniş bir alanı kaplayan.
Unconstricted : Sınırlı olmayan. Sınırsız. Kıt olmayan. Kısıtlı olmayan. Dar olmayan.

Bu kısımda Narrowed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Narrowed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Narrowed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Narrowed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.