Narrowest türkçesi Narrowest nedir
Narrowest ingilizcede ne demek, Narrowest nerede nasıl kullanılır?
In the narrowest sense : En dar anlamıyla.
Size to narrowest : En darına uydur.
Narrowed : Daralmak. Daraltmak. Kısmak. Daralmış. Daraltılmış.
Narrower : Dar. Kısıtlı. Daha dar. Sınırlı. Dar ensiz.
Money in the narrower sense : Paranın yalnızca bir değişim aracı olarak kullanıldığı varsayımı altında mal para, saymaca para ve itibari paradan oluşan, para ikamelerini kapsamayan para. bk. m0 m1. Dar anlamda para.
Narrow angle lighting fitting : Toplayıcı ışıklık. Işığı dar bir oylum açısı içine toplayan ışıklık.
Narrow down : Daraltmak. Sınırlandırmak. Kısıtlamak. Azaltmak.
Narrow angle beam : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dar (açılı) ışın. Dar bir oylum açısı içine toplanmış ışın. Açısı 91-179° olan ışın demeti. geniş (açılı) ışının karşıtı.
Money supply in the narrower sense : M1. Dar anlamdaki para sunumunun simgesi olup dolaşımdaki para ile toplam vadesiz mevduattan oluşan parasal büyüklük. türkiyede yabancı para cinsinden vadesiz mevduatlar 2007 yılından itibaren m1 para tanımına katılmıştır. Bir ekonomide dolaşımdaki paraya bankalardaki nakit paranın eklenmesiyle bulunan parasal büyüklük. M0.
Narrow definition of price discrimination : Dar anlamda fiyat farklılaştırması. Tekel piyasasında firmanın ürettiği ve üretildiği anda tüketilen hizmetler ile elektrik, su ve doğalgaz gibi malları farklı tüketici gruplarına farklı fiyatlardan sattığı üçüncü derece fiyat farklılaştırması türü.
İngilizce Narrowest Türkçe anlamı, Narrowest eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Narrowest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acute : Dar (açı). Keskin. Ağır. İlerlemiş. Akut. Zeki. Güçlü. Açıkgöz. Şiddetli.
Penurious : Fakir. Yoksul. Cimri. Pinti. Aşırı yoksul. Az. Kıt. Hasis.
Close bodied : Sıkı. Vücuda yapışan.
Delimited : Sınırlanmış. Sınırla. Sınırlandırılmış. Ayırıcı sınırları olan. Sınırlar konulmuş.
Limiteds : Belirlenmiş. Ekspres tren. Belirli. Ekspres. Hudutlarla sınırlı. Mahsur. Sayılı. Sınırlı sorumlu (şirket).
Acuter : Zeki. Keskin. Akut. Dar (açı). İlerlemiş. Aşırı. Açıkgöz. Sivri. Şiddetli.
Indicated : İma edilmiş. Anlatılmak istene. Belirlenmiş. İfade edilmiş. Sınıflandırılmış. Gösterilen. Hissettirilen. Tayin edilmiş. İşaret edilmiş.
Finites : Sonu olan. Sonlu. Bitimli. Ölçülebilir. Mahdut.
Barely : Hemen hemen. Kıtı kıtına. Anca. Hemen hemen hiç. Zoraki. Zar zor. Güçbela. Gücü gücüne. Sadece.
Exiguous : Küçük. Az. Cüzi. Kıt. Yetersiz. Ufak.
Narrowest synonyms : fineness, interdicted, determinate, cramped, narrower, scantiest, constricted, narrow, scanted, coarct, restrictive, thinness, finite, contracted, bounded, acutes, liny, confined, definite, close fitting, incapacious, scantier, restricted, limitative, clinging, breadth, width, measurable, attenuate, scant, reduced, qualified, acutest.
Narrowest zıt anlamlı kelimeler, Narrowest kelime anlamı
Wide : Bol. Ferah. Tamamen. İyice. Açık. Engin. Vasi. Alabildiğine. Adamakıllı.
Wideness : Genişlik. Bolluk.

Bu kısımda Narrowest kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Narrowest ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Narrowest anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Narrowest ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.