Nerveless türkçesi Nerveless nedir

Nerveless ingilizcede ne demek, Nerveless nerede nasıl kullanılır?

Nervelessly : Kontrollü bir şekilde. Soğukkanlılıkla. Heyecansız bir şekilde. Cesaretsiz bir şekilde. Zayıf bir şekilde. Serinkanlı bir halde. Güçsüzce. İtidal ile. Korkakça. Cesaretsizce.

Nervelessness : Sinirli olmama. Soğukkanlılık. Sakinlik. Cesaretsizlik. Kuvvetsizlik. Korkaklık. Zayıflık. Güçsüz olma durumu. Güçsüzlük. Sinirsizlik durumu.

Nerve agent : Sinir etmeni. Sinir gazı.

Nerve block : Sinir bloku. Sinir bloğu.

Nerve block anesthesia : Sinir bloğu anestezisi.

Nerve fiber : Sinir teli. Sinir lifi. Demetler halinde birleşerek sinirleri oluşturan akson ile etrafındaki schwann hücresinden oluşan ve periferal sistemde yer alan yapılar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aksonla miyelin kılıfından meydana gelen yapı. bir grup sinir lifi bir sinir oluşturur.

Nerve chord : Sinir kordonu.

Nerve cell : Çekirdek ve organellerin bulunduğu bir hücre gövdesi (perikaryon) ile bu gövdeden uzanan sitoplazmik uzantılardan (dendritler) ve aksondan meydana gelen, elektrik impulslarını taşımak için özelleşmiş sinir sisteminin temel hücreleri. nöron. Sinir hücresi. Neron. Nöron. Sinir sisteminin bir parçası olan hücre.

 

Nerve centre : Sinir merkezi. Komuta merkezi.

Nerve ending : Sinir ucu. Periferal sinir sisteminin duygu veya motor sinirlerinin periferal bir organda sonlanan dallanmış ucu.

İngilizce Nerveless Türkçe anlamı, Nerveless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nerveless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Faint hearted : Korku dolu. Zayıf kalpli. Korkakça. Ödlek.

Inactivated : Etkinsizleştirilmiş. Aktif olmayan bir hale getirilmiş. Faaliyet dışı bırakılmış. Faaliyette olmayan bir hale getirilmiş. Durağanlaştırılmış. Durağan bir hale getirilmiş. Etkisizlenmiş. Pasifleştirilmiş. Etkisizleşmiş.

Dormant : Faal olmayan (yanardağ). Uykuda. Hareketsiz. Sönmüş (yanardağ). Sabit. Uyuyan. Uyuşuk. Keşfedilmemiş. Etkin olmayan.

Scarey : Ürkek. Kolayca korkan. Kolayca korkutulmuş. Korkunç. Çekingen. Korkuya sebep olan. Korkutucu.

Currish : Aşağılık adamla ilgili. Terbiyesiz. Hırıltılı. Kaba. Aşağılık. İt gibi. Huysuz. Kavgacı.

Atonics : Aksansız. Kuvvetsiz. Atonik. Vurgusuz.

Cannier : Uyanık. Dikkatli. Tutumlu. Zarif. Hünerli. Rahat. Becerikli. Hoş. Tedbirli. Cazip.

Affectless : Merhametsiz. Heyecansız. Duygu göstermeyen. Tesirsiz. Duygusuz.

Cissy : Çıtkırıldım kimse. Çekingen kimse. Hanım evladı. Bkz.sissy. Hanım avladı. Muhallebi çocuğu.

Nerveless synonyms : coldblooded, drooping, timid, faint, bonier, spiritless, cold blooded, canniest, calmest, cool headed, deficient, abiotrophic, caitiff, bony, ineffectual, flabbier, airless, chinless, colorless, dastard, cowardly, cachectic, apathetical, dead, asthenic, cold blooded, coolest, exhausted, clinical, deadest, effectless, groggiest, ataraxic.

 

Nerveless zıt anlamlı kelimeler, Nerveless kelime anlamı

Discomposed : Bozmak. Bozulmuş. Şaşırtmak. Karıştırmak. Düzenini bozmak. Bozunuma uğramış.

Powerful : Güçlü. Muhteşem. Etkili. Kuvvetli. Çok miktarda. Yetkili. Kudretli. Ensesi kalın. Keskin. Nüfuzlu.

Nerveless ingilizce tanımı, definition of Nerveless

Nerveless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Destitute of nerves.