Neuro türkçesi Neuro nedir

  • Nöro-.
  • Sinir sistemiyle ilgili.
  • Sinirle ilgili.

Neuro ile ilgili cümleler

English: Jale is neurotic.
Turkish: Jale evhamlı.

English: Ali thought he might want to become a pediatric neurologist.
Turkish: Ali bir pediatrik nörolog olmak isteyebileceğini düşündü.

English: Ali is a neurosurgeon.
Turkish: Ali bir beyin cerrahıdır.

English: Ali is neurotic.
Turkish: Ali sinir hastası.

English: Ali is a neurologist.
Turkish: Ali bir nörolog.

Neuro ingilizcede ne demek, Neuro nerede nasıl kullanılır?

Neuro psychiatric : Nöropsikiyatrik. Nöroloji ve psikiyatriyi birleştiren bilim dalına ait.

Neuroactive : Neroaktif. Sinir dokusunu uyaran.

Neuroanatomist : Nöroanatomi uzmanı (sinir sistemi anatomisi, sinir yapısı). Sinir sistemi anatomisini inceleyen uzman.

Neuroanatomy : Sinir yapıbilimi. Sinir anatomisi. Nöroanatomi. Sinir sistemiyle ile ilgili olan anatomi dalı. Sinir sistemi yapısı. Sinir sistemi anatomisi.

Neuroarthropathy : Merkezi veya periferal sinir sistemindeki patolojik değişimlerden kaynaklanan eklem hastalığı. Nöroartropati.

Neurobiology : Nörobiyoloji. Beynin ve sinir sisteminin gelişmesi, morfolojisi, fizyolojisi ve biyokimyasının incelenmesi. Sinir sistemi biyolojisi.

Neuroblasti : Nöroblast. Embriyoda sinir sisteminin gelişiminde köken hücrelerden sinir hücrelerinin gelişmesiyle ortaya çıkan hücre.

 

Neuroaxonal dystrophy : Belli kedi ve köpek ırklarında görülen, kalıtsal, beyinciğin işlev bozukluğa bağlı olarak eş güdüm bozukluğu, denge bozukluğu, ayakta duramama ve yürüyüş bozukluklarıyla belirgin dejeneratif sinir sistemi hastalığı. Nöroaksonal distrofi.

Neurocardiac : Sinir sistemi ve kalbe ait veya ilgili olan (tıp veya medikal terimi). Nörokardiak. Nörokardiyak.

Neuroblastic : Embriyonik sinir hücreleriyle ilgili. Embriyonik sinir hücrelerine ait.

İngilizce Neuro Türkçe anlamı, Neuro eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neuro ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mortal : Geçici. Aşırı. Çok büyük. Amansız. İnsanlık. Ölümle ilgili. İnsan. Ölümlü. Mortal. İnsanoğlu.

Darkey : Siyah insan (küçültücü). Zenci.

Blackamoor : Zenci (aşağılayıcı). Zenci.

Individual : Kimse. Tek. Tekil. Ferdi. Birbirinden ayrı. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Kişi. Özel. Kişisel. Zat.

Black race : Kendine özgü dirimsel nitelikleri olan, özellikle derinin rengine göre aynı kuşaktan gelen, en toplu ve yaygın biçimde afrika'da yerleşmiş bulunan üç anaırktan biri. bk. beyaz ırk, sarı ırk. Biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. İnsan türünün bir ırkı olarak kabul edilir. tipik olarak habeşistan zencileri dolikosefal başlı, çıkık alınlı, yassı ve geniş burunlu, dışa dönük dudaklı, kıvırcık ve yün gibi saçlı, kahverengi is karası tenli insanlar. zenci ırk. Siyah tenli insanların ırkı. Kara ırk. Siyah ırk. Zenci ırk. Kara srk. Büyük çoğunluğunun afrika'da görüldüğü; koyu renk deri, kıvırcık saç, uzun kafa, geniş burun, kalın dudak gibi başlıca özelliklerle ıralanan üç büyük ana ırktan biri.

 

Somebody : Önemli kimse. Kimisi. Şahsiyet. Biri. Önemli birisi. Bazısı. Kimse. Birisi. Bir kimse.

Coon : Zenci. Rakun. Gündüz feneri. Hayb. Karaköpek. Zenci (aşağılayıcı). Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Marsık. İrlanda'da yerleşim yeri. Kurnaz.

Someone : Önemli kimse. Bir kimse. Şahsiyet. Birisi. Biri. Kimse.

Picaninny : Zenci çocuğu.

Soul : Canlılık. Hissiyat. Zencilere ait. Kök. Öz. İçtenlik. Şahıs. Soul. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık. Simge.

Neuro synonyms : negro race, person of color, nigga, black man, black person, nigra, piccaninny, person of colour, uncle tom, negroid, negress, spade, person, jigaboo, black woman, nigger, negroid race, darkie, pickaninny, darky, black, neural, colored person, colored, tom.

Neuro zıt anlamlı kelimeler, Neuro kelime anlamı

White : Gözün beyaz kısmı. Göz akı. Sütlü kavhe. Solgun. Yumurta akı. Soluk benizli. Beyaz ırktan olan. Beyaz.