Neuroendocrine system türkçesi Neuroendocrine system nedir
- Nöroendokrin sistem.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Hipotalamusun sinir hücreleri tarafından salgılanan hormonlarla hipofiz bezinin hormon salgılamasının düzenlenmesinin sağlandığı hipotalamus ve hipofiz sistemi.
Neuroendocrine system ingilizcede ne demek, Neuroendocrine system nerede nasıl kullanılır?
Neuroendocrine : Nöroendokrin.
System : Usul. Evren. Aralarında karşılıklı işlevsel bağlılıklar bulunan bir dizi öğenin oluşturduğu bütünlük. Katman. Organizmada aynı işlevleri gerçekleştirmek için birbirleriyle ilgili bağlantılı organların oluşturduğu birlik veya grup. yol, yöntem. Sistem. Yapı. Şebeke. Kaide. Jüye.
Diffuse neuroendocrine system : Yaygın nöroendokrin sistem. Sitoplazmalarında polipeptit hormonlarını veya biyolojik aminler olan epinefrin, norepinefrin salgılayan endokrin hücreler.
Diffuse neuroendocrine system cells : Dnes. Yaygın nöroendokrin sistem hücreleri. Sindirim, solunum sistemiyle kimi organlarda endokrin olmayan hücrelerin arasında dağınık durumda bulunan nöroendokrin hücreler, dnes. büyük bir kısmı amin prekürsörlerini biriktirebilme ve amino asit dekarboksilaz etkinliğini gösterme özelliğinde olduklarından bu hücrelere apud veya amin prekürsor uptake ve dekarboksilasyon adı da verilir.
Neuroendocrine cell tumor : Merkel hücrelerinden köken alan, köpeklerde; deri, dudak ve burun boşluğunda ender olarak rastlanan bir çeşit tümör, merkel hücre tümörü. Nöroendokrin hücre tümörü.
A nary numeration system : A-lı sistem.
İngilizce Neuroendocrine system Türkçe anlamı, Neuroendocrine system eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Neuroendocrine system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
Acacia : Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Arap zamkı. Akasya sakızı. Salkım ağacı.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Aardvarks : Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
Neuroendocrine system synonyms : a chromosome, abramis zone, abambulacral area, aardvark, abiotic environment, a site.

Bu kısımda Neuroendocrine system kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Neuroendocrine system ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Neuroendocrine system anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Neuroendocrine system ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.