New world türkçesi New world nedir

  • Avrupa tarafından görüldüğü şekliyle kuzey ve güney amerika.
  • Kolomb'un tanıtma gezilerinden sonra, amerika'nın güney bölümüne verilen, sonradan bu anakaranın bütünü için kullanılan ad.
  • Yeni dünya.
  • Amerika.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Yenidünya.

New world ile ilgili cümleler

English: Money is the only god of the new world order.
Turkish: Para yeni dünya düzeninin tek Tanrı'sıdır.

English: Ali Jackson has set a new world record.
Turkish: Ali Jackson yeni bir dünya rekoru kırdı.

English: She set a new world record.
Turkish: O, yeni bir dünya rekoru kırdı.

English: Although many European researchers have studied ancient Persian literature in the nineteenth century, the new world is not paying attention to our contemporary literature.
Turkish: Birçok Avrupalı ​​araştırmacılar on dokuzuncu yüzyılda eski Fars edebiyatı eğitimi almasına rağmen, yeni dünya çağdaş edebiyatımıza dikkat etmiyor.

English: Ali became aware of a brand new world.
Turkish: Ali yepyeni bir dünyayı fark etti.

New world ingilizcede ne demek, New world nerede nasıl kullanılır?

New : Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Keşfedilmemiş. Gıcır. Acemi. Yeni. Değişik. Taze. Görülmemiş. Yeni olarak. Turfanda.

World : Alem. Cihan. Sömürgeci devletlere, genel olarak günümüz dünyasındaki büyük güçlere karşı uluslararası düzeyde aralarında bir ölçüde dayanışma gerçekleştirmiş bulunan asya, afrika, güney amerika'nın geri kalmış devletlerinin tümü. Diyar. Hayat. Üçüncü dünya. Yeryüzü. Evren. Dünya.

 

New world ant eaters : Memeliler (mammalia) sınıfının, dişsizler (edentata) takımından, yalnız karınca yiyerek beslendikleri için ağızları bunu sağlayacak şekilde gelişmiş, dilleri uzun ve karınca yalamaya elverişli, dişleri olmayan, vücutları uzun kıllı, güney amerika'da yaşayan, büyük karıncayiyen (myrmecophaga tridactyla), cüce karıncayiyen (cyclopes didactylus), tamandua (tamandua tetradactyla) türleri iyi bilinen bir familya. Karıncayiyengiller.

New world hookworm : Amerikan kancalı kurdu. Nemli, tropik ve subtropik bölgelerde insanların ince bağırsak villuslarında bulunan kan emerek ishal, anoreksi ve anemiye neden olan yaygın bir kancalı kurt türü, uncinaria americana, necator americanus.

New world monkeys : Yassıburunlu maymun. Marmoset. Bazı sınıflandırmalara göre memeliler (mammalia) sınıfının, maymunlar (primates) takımının, gerçek maymunlar (simiae) alt takımından, genel olarak 36 dişli olup burun duvarı geniş ve burun delikleri yanlara doğru yön almış, kuyrukları ağaçlara sarılmaya elverişli, yanak keseleri ve oturak kaba etleri olmayan, bitki ve küçük hayvanlarla beslenen, güney amerika'da sulak ormanlarda yaşayan türleri içine alan bir üst familya. örümcek maymunu (ateles paniscus), uluyan maymun (aloutta seniculus), başlıklı maymun (cebus capucinus), şeytan maymun (pithecia satanus) türleri iyi bilinir. yeni dünya maymunlan. İpek maymun. Yassı burunlu maymunlar.

 

The new world : Avrupalılar tarafından ilk keşfedildikleri ve kolonizasyon yaşandığı esnada amerika kıtaları'na verilen isim. Yenidünya. Yeni dünya.

New world vultures : Kuşlar (aves) sınıfının, kartallar (falconiformes) takımının, başları çıplak türleri olan bir alt takım. Kuşlar (aves) sınıfının, kartallar (falconiformes) talanımın, yeni dünya kuşları (cathartae) alt takımından, gagaları az çok uzun, baş ve boyunlarının üst yanı çıplak, kurbağa, fare vb. yiyen türleri olan bir familya. Yeni dünya kuşları. Yeni dünya akbabasıgiller.

İngilizce New world Türkçe anlamı, New world eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak New world ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Japanese medlar : Malta eriği.

Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.

The states : Amerika birleşik devletleri. Birleşik devletler. Devletler. Abd. Eyaletler.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.

Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon. Lığ.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

The new world : Avrupalılar tarafından ilk keşfedildikleri ve kolonizasyon yaşandığı esnada amerika kıtaları'na verilen isim.

Loquat : Maltaeriği. Gülgiller (rosaceae) familyasından, ana vatanı çin ve japonya olan, ülkemizde kültürü yapılan, her dem yeşil bir tür. malta eriği. Malta eriği. Yenidünya ağacı.

Japanese plum : Prunus salicina. Maltaeriği. Malta eriği.

New world synonyms : america, air route, loquats, agricultural specialisation, altimetric profile, agrarian geography, uncle sam, united states of america, american, united states, japan medlar, age pyramid, adventife cone, aboriginal population, agricultural co operative, usa, agricultural production, afforestation, abandoned meander, the western hemisphere, states, americas, ageing of the population.