Nill türkçesi Nill nedir
- Hevessiz olmak.
- İsteksiz olmak.
- Gönülsüz olmak.
Nill ile ilgili cümleler
English: I had to make a choice between chocolate and vanilla.
Turkish: Çikolata ve vanilya arasında bir seçim yapmak zorunda kaldım.
English: Ali likes vanilla ice cream.
Turkish: Ali vanilyalı dondurma sever.
English: If and only if the ice-cream is vanilla flavour will Xiao Wang eat it.
Turkish: Xiao Wang eğer sadece vanilyalıysa dondurmayı yiyecek.
English: Ali bought two chocolate cupcakes with vanilla icing and gave one of them to Mary.
Turkish: Ali vanilya kremalı iki çikolatalı kap kek aldı ve onlardan birini Mary'ye verdi.
English: She hated vanilla.
Turkish: O, vanilyadan hoşlanmaz.
Nill ingilizcede ne demek, Nill nerede nasıl kullanılır?
Nilled : İsteksiz olmak. Hevessiz olmak. Gönülsüz olmak.
Nilling : Gönülsüz olmak. İsteksiz olmak. Hevessiz olmak.
Nills : Hevessiz olmak. İsteksiz olmak. Gönülsüz olmak.
Willy nilly : Zoraki. Olmalı. İsteksiz. İstemeyerek. İster istemez. Gönülsüz. İster istemezi mecburen. İsteksizce. Sike sike. Zorunlu.
Chenille : Kadife kordon. Kadife saçak. Saçak (ipek veya pamuktan). Tüylü saçak. Şönil. Tüylü kordon.
Manilla : Bkz.manila. İowa eyaletinde şehir. Orjinal olarak manila kenevirinden yapılan sağlam açıkkahverengi kağıt. Abaka bitkisinin saplarından elde edilen ve ip ve diğer öğeleri yapmakta kullanılan lifli malzeme. Manila keneviri. Manila kağıdı.
Tetanilla : Tetani.
Unilluminated : Cahil. Işıksız. Bilgisiz. Aydınlatılmamış.
Homovanillic acid : Katekolaminlerin metabolizması sonucunda açığa çıkan ve oksidatif enzimlerin tespitinde ayraç olarak kullanılan bir metabolit. Homovanilik asit.
Nonillion : 10 üzeri 54. 10 üzeri 30 sayısı. 10 üzeri 30. Ardından 54 sıfır gelen 1 (ingiltere'de). Ardından 30 tane sırı gelen sayı (abd'de & kanada'da). Nonilyon.
İngilizce Nill Türkçe anlamı, Nill eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Nill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Kill off : Canına okumak. Öldürmek. Hepsini öldürmek. Kılıçtan geçirmek. Kökünü kazımak. İmha etmek. Tırpan atmak.
Pass : Uzatmak. Bir oyuncunun, ayakla ya da başla topu kendi takım arkadaşlarından birine göndermesi. Futbol, bilgisayar, bilişim, iktisat, tarih, voleybol alanlarında kullanılır. Bitmek. Devretmek. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Aktarma. Spor pas vermek. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Geçiş izni.
Smother : Boğularak ölmek (dumandan veya havasızlıktan). Bastırmak. Kaplamak. Bunalmak (dumandan veya havasızlıktan). Gelişmesini engellemek. Havasızlıkdan ölmek. Boğulmak. Boğmak. Boğarak öldürmek. Bunaltmak (duman veya havasızlık).
Line : Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Astar kaplamak. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. İçini kaplamak. Hat. Askı halatı. Kaplamak. Düzdizim çizgisi. Çizgi. Satır.
Inundate : Garketmek. Sel basmak. Su basmak. Boğmak. Gark etmek.
Polish off : Silip süpürmek. Bir çırpıda temizlemek. Yenmek. Bitirmek. Üstesinden gelmek. Silip süpürmek (yemeği). Çabucak bitirmek (işi). Halletmek. Sıyırmak. İşini bitirmek.
Electrocute : Elektrokut. Elektrik akımı vererek öldürmek. Elektrikle öldürmek. Elektrik ile öldürmek. Elektrik akımıyla ölmek. Elektrikli sandalyeyle idam etmek. Elektrikli sandalyede idam etmek. Elektrik çarpması sonrası ölmek. Çıngı akımı vererek öldürmek. Elektrikle idam etmek.
Carry off : Ölümüne yol açmak. Hakkından gelmek. Kapmak. Kapıp kaçırmak. Ödül kazanmak. Başarılı olmak. İletmek. Kolayca ve başarılı bir biçimde yapmak. Kazanmak. Ölüme sebebiyet vermek.
Slaughter : Kılıçtan geçirmek. Kıyım. Hayvan kesmek. Mahvetmek. Boğazlamak. Kesmek (kasaplık hayvanı). Kesmek. Katletmek. Toplu katliam yapmak. Kırım.
Nill synonyms : cash in one's chips, draw and quarter, buy the farm, pip, fill again, be loath, exit, stake, instill, charge, alter, knock off, pad, electrify, clog, tomahawk, hit, neutralise, be unwilling to do, poison, extinguish, draw, assassinate, snuff it, bump off, hang back, brain, remove, be undesirous of, tincture, stuff, stone, brim.
Nill zıt anlamlı kelimeler, Nill kelime anlamı
Be born : Gözlerini dünyaya açmak. Dünyaya gözlerini açmak. Gözlerini açmak. Dünyaya gelmek. Doğmak.
Unclutter : Düzene sokmak. Kargaşayı ve dağınıklığı ortadan kaldırmakr. Düzeltmek. Düzenlemek. Ayarlamak. Sıraya koymak. Toparlamak. Karışıklığı gidermek. Dağınıklığı toplamak. Çeki düzen vermek.
Empty : İçini çıkarmak. Saçma. Dökmek. Boşuna. Yoksun. Önemsiz. Boşaltmak. Tahliye etmek. Akıtmak.
Nill ingilizce tanımı, definition of Nill
Nill kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not to will. Shining sparks thrown off from melted brass. To refuse to act. To be unwilling. To refuse. To reject.

Bu kısımda Nill kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Nill ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Nill anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Nill ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.