Non flexible wage türkçesi Non flexible wage nedir
- Ücret katılığı.
- Ücretlerin aşağıya doğru değişmeye karşı direnç göstermesi ve bu dirence bağlı olarak ücretlerin emek piyasasında emek istem ve sunumunu eşitleyememesi. krş. enflasyon katılığı, fiyat yapışkanlığı, fiyat katılığı, esnek fiyat.
- İktisat alanında kullanılır.
Non flexible wage ingilizcede ne demek, Non flexible wage nerede nasıl kullanılır?
Non : Gayri. Karşıtı. Siz. Olmayan.
Flexible : Esnek. Esneklik. Elastik. Sabit olmayan. Bükülgen. Bükülme esnekliği gösteren. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Eğilebilir. Yumuşak başlı. Esneyebilir.
Wage : Başlatmak. Açmak. Ücret. Sürdürmek. (savaş vb) açmak. Maaş. Üretim faktörlerinden biri olan emeğin üretimden aldığı pay, diğer bir deyişle emek faktörünün fiyatı. işçilere üretim sürecine katılmaları karşılığında belli sürelerde yapılan ödeme. krş. maaş. Mücadele başlatmak. Savaş açmak.
Non flexible price : Fiyat katılığı. Fiyatların zaman içinde değişmeye karşı direnç göstermesi. krş. enflasyon katılığı, fiyat yapışkanlığı, ücret katılığı, esnek fiyat.
Flexible wage : İktisadi konjonktöre bağlı olarak piyasada sunum ve istem değiştiğinde, dengenin yeniden oluşması için aşağı ya da yukarı doğru anında yönelim göstererek uyum sağlayan ücret. Esnek ücret.
Flexible wage system : Firmaların ücret maliyetlerindeki değişmelere anında uyum gösterebildikleri, işçileri işteki başarım ve katkılarına göre ödüllendirdikleri esnek işgücü piyasalarında geçerli olan ücret sistemi. Esnek ücret sistemi.
İngilizce Non flexible wage Türkçe anlamı, Non flexible wage eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Non flexible wage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Non flexible wage synonyms : abnormal budget receipts, ability rent, a change in demand, abnormal budget, wage rigidity, a change in individual demand, a shift in demand.

Bu kısımda Non flexible wage kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Non flexible wage ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Non flexible wage anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Non flexible wage ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.