Notify türkçesi Notify nedir

  • Tebliğ etmek.
  • İhbarda bulunmak.
  • İhtarda bulunmak.
  • Haber vermek.
  • Haberdar etmek.
  • İlam etmek.
  • Bildirmek.
  • Bilgilendirme yapmak.
  • İhtar etmek.

Notify ile ilgili cümleler

English: Did you notify Tom?
Turkish: Tom'a bildirdin mi?

English: I am happy to notify you that I have fully recovered.
Turkish: Tamamen iyileştiğimi haber vermekten mutluluk duyuyorum.

English: He will notify Tom.
Turkish: O, Tom'a haber verecek.

English: I think we should notify Tom's parents.
Turkish: Bence Tom'un ebeveynlerine haber vermeliyiz.

English: Did you notify security?
Turkish: Güvenliğe haber verdin mi?

Notify ingilizcede ne demek, Notify nerede nasıl kullanılır?

Power notify object : Güç uyarma nesnesi.

People to notify : Bildirilecek kişiler.

Notifying : Tebliğ. Tebliğ etmek. Haber vermek. İhtar etmek. Bildirmek.

Notifiable : Bildirilmesi gereken. Haber verilmesi gereken.

Notification : Duyuru. İhtar. Bilgi verme. Bildirge. İhbarname. Beyan bildirme. Tebligat. Bildiri. Tebliğ.

Notification of results of inspection : Yoklama sonuçlarının yetkililerince vergi yöntemi yasasında açıklanan temel bilgilere göre ayrıntıları ile vergi örgütü ve yükümlüye bildirilmesi. Yoklama sonuçları bildirimi.

Notified : Bildirmek. Tebliğ edilen. Tebliğ etmek. İhtar etmek. Bildirilmiş. Bilgililendirilmiş. Haber vermek. Onaylanan.

 

Notification of termination : Fesih bildirimi. Sözleşmeyi yapanlardan bir yan'ın diğerine anlaşmanın devamını istemediğini bildirmesi. Fesih ilanı. Bozmayı bildirme.

Notifications : Bildiri. Uyarı. Tebliğ. Duyuru. İhbarname.

Notifier : Bildiren kimse. Haberci. Haber veren kimse. Bildirim yapan. Bilgilendiren. Muhbir. Bildiren.

İngilizce Notify Türkçe anlamı, Notify eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Notify ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reprehending : Kusur bulmak. Suçlamak. Şiddetle eleştirmek. Paylamak. Azarlamak.

Betides : Başına gelmek. Olmak. Ortaya çıkmak. -e alamet olmak. Meydana gelmek.

Keep posted : Gelişmelerden haberdar etmek. Olaylardan haberdar etmek.

Communicates : İletmek. Bulaştırmak. Haberleşmek. İçini dökmek. Komünyon vermek. Geçirmek. Birbirine açılmak. Bitişik olmak. Bağlantılı olmak. Temasa geçmek.

Apprizes : Söylemek. Değerini yükseltmek. Değer vermek. Bilgi vermek. Fiyat saptamak. (eski kullanım) tahmin etmek. Değer biçmek.

Caution : İkaz etmek. Sakınma. İhtar. Tembihlemek. Olası sakınca ya da kaçınılar karşısında önlem alma yeteneği. Korunu. Uyarı. Dikkatini çekmek.

Announces : Anons ettirmek. İlan etmek. Anons etmek. Duyurmak. Okumak. Adaylığını açıklamak. Anons yapmak. Beyan etmek.

Acquaint : Tanıtmak. Bilmek. Vakıf olmak. Tanışmak. Bilgi vermek.

Warns : İkaz etmek. İkaz yapmak. Öğütlemek. Tembih etmek. Uyarmak. İkazda bulunmak. İhbar etmek.

Advertise : Reklam etmek. Tanıtım yapmak. Reklamını yapmak. Duyurmak. İlan vermek. İlan etmek. Reklam yapmak. Tanıtmak. Satılığa çıkarmak.

 

Notify synonyms : admonishing, affirm, admonish, give warning, betided, apprised, advertises, admonishes, advises, cautioned, inform, apprising, send word, acquainting, notified, affirms, warn, announced, communicate, disclose, keep abreast of, cautioning, serve notice, apprized, informs, apprises, notifies, apprise, discloses, announce for, affirming, communicated, keeping abreast of.

Notify ingilizce tanımı, definition of Notify

Notify kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To declare. As, to notify a fact to a person. To publish. To make known.