Nuanced türkçesi Nuanced nedir

  • İnce farkları olan.
  • İnce ayrıntıları olan.
  • Çok az değişen.
  • İncelikli.

Nuanced ingilizcede ne demek, Nuanced nerede nasıl kullanılır?

Nuance : Ayırtı. İnce fark. Tiyatro konuşmasında, söylenecek bir parçada ana düşünceyi tamamlayan tümce ya da tümceler. Küçük fark. İnce ayrıntı. Nüans.

Nuances : İnce ayrıntı. Nüans. Ayırtı. İnce fark. Küçük fark.

Continuance : Sürüp gitme. Süreklilik. Devam. Bir süreç ya da gidişin aralıksız süregelmesi. Erteleme. Temdit. Uzatma. Devam etme. Süre. Kalıcılık.

Continuances : Süreklilik. Devam etme. Sürüp gitme. Erteleme. Temdit. Devam. Süre. Uzatma. Kalıcılık.

Discontinuance : Fasıla. Vazgeçme. Davanın düşmesi. Ara. Aralık. Sona erdirme. İnkıta. Kesiklilik. Kesilme. Son verme.

Miscontinuance : Mahkeme tarafından verilen usulsüz süre veya erteleme kararı.

Attenuant : Hafifletici. Atenüant. Sulandırıcı. Kanı sulandırıcı.

Hearing continuance : Davanın ertelenmesi. Dava erteleme durumu (hukuk terimi).

Noncontinuance : Sonuç. Devam etmeme durumu. Devamsızlık durumu. Kesintililik. Sürekli olmama. Ara verme.

Analytic continuation : Analitik devam. Analitik uzanım. Çözümsel uzanım.

İngilizce Nuanced Türkçe anlamı, Nuanced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nuanced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Polite : Terbiyeli. Nezaketli. Rikkatli. Kibar. İnce. Edepli. Efendi. Görgülü. Nazik.

Subtlety : İnce ayrıntı. Detay. Zekice fikir. Anlaşılmazlık. İnce taraf (bir konuya veya düşünceye ait). İncelik. Şeytanlık. Kurnazlık. Zeka. İnce fark.

Elaborate : Ayrıntıyla donatmak. Detaylı. Özenli. Üzerinde durmak. Ayrıntılı bir şekilde hazırlamak. Ayrıntılı. Ayrıntılara inmek. Açmak. Özen göstermek.

Import : İma etmek. İçeri aktarım. Sokmak. Önemi olmak. İthal malı. Dışalım. Etkilemek. İthal. İthal etmek.

Meaning : Niyetli. Kasıt. Amaç. Anlam. Değer. Meal. Bir simge, kavram ya da bir ölçümün belli bir dizgeye göre taşıdığı içlem ya da içerim. Anlamlı. Maksat.

Refinement : Zerafet. Arıtım. Tasfiye. Nezaket. Kemal. Detay farkı. Kibarlık. Şeker, yeryağı, metal gibi özdeklerin katışıklardan ayrılarak elde edilme işlemi. Bir ölçme aracının değişik ölçüm boyutlarına ilişkin öğelerden ya da ölçümün çeşitli yanılgılardan ayıklanması. Aksesuar.

Significance : Bilişim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Anlamlılık. Anlam. Önem. Ağırlık. Ehemmiyet. Gözlemle elde edilmiş bir ölçümün, ilgili işlemler yoluyla sınamadan geçirildiğinde, rastlantıya bağlanamayacak bir değer verme ya da anlamlı olma durumu, bk. anlamlılık sınaması. Signifikans. Mana. Bir toplum ya da toplumsal küme üyelerinin türlü ekin öğeleriyle ilgili olarak yaptıkları düşünsel çağrışım.

Courteous : Nazik. Kibar. Seviyeli. İnce. Saygılı. Efendi. Hürmetkar. Düzeyli. Çelebi.

Queen : Arı, termit ve karıncalar gibi sosyal böceklerde üreme yeteneğinde olan dişi. Sevgili. İbne. Ece. Homoseksüel. Nonoş. Top. Vezir çıkmak. Vezir yapmak. Sultan.

 

Pansy : Nonoş. Kadınsı erkek. İbne. Oğlan. Alacamenekşe. Viola tricolor hortensis. Hercai menekşe. Muhallebi çocuğu. Alaca menekşe. Hercaimenekşe.

Nuanced synonyms : poove, shirtlifter, faggot, queer, pouf, fag, nicety, gay man, shade, fagot, subtler, subtlest, signification, subtle, fairy, politest, graceful, politer, poof.

Nuanced zıt anlamlı kelimeler, Nuanced kelime anlamı

Decreased : Küçülmek. Küçültmek. Düşmek. Azaltılmış. Azalmak. Azalmış. İnmek. Azaltmak. Eksilmek. Eksiltmek.