Nuclear weapons türkçesi Nuclear weapons nedir

  • Dehşet verici geri tepki ve ölümcül radyasyon üretmek üzere nükleer enerji kullanan silah.
  • Nükleer silahlar.

Nuclear weapons ile ilgili cümleler

English: People are protesting against nuclear weapons.
Turkish: İnsanlar nükleer silahlara karşı protesto ediyor.

English: He argued that nuclear weapons were a threat to peace.
Turkish: O, nükleer silahların barış için bir tehdit olduğunu ileri sürdü.

English: Does your country have nuclear weapons?
Turkish: Ülkeniz nükleer silahlara sahip mi.

English: There are those who argue that the existence of nuclear weapons has helped to maintain peace.
Turkish: Nükleer silahların varlığının, barışın sürmesine yardımda bulunduğunu kanıtlamaya çalışanlar var.

English: Barack Obama is aiming for an international ban on nuclear weapons, but is not against them in all wars.
Turkish: Barack Obama, nükleer silahlarla ilgili uluslararası bir yasaklamayı hedefliyor, fakat tüm savaşlarda onlara karşı değil.

Nuclear weapons ingilizcede ne demek, Nuclear weapons nerede nasıl kullanılır?

Nuclear : Çekinsel. Atom. Çekirdeksel. Nükleer başlıklı füze. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Nükleer enerjiyle ilgili. Çekirdeğe benzeyen. Çekirdeğe ait. Nükleer. Öğecik çekinini ilgilendiren.

 

Weapons : Silah.

Nuclear atom : Çekirdeksel atom. Nükleer atom. Çekirdeksel öğecik. Çevrel eksiciklerinden soyulmuş çıplak öğecik çekirdeği.

Nuclear bomb : Nükleer bomba. Atom bombası.

Nuclear breeder : Her bölünüm kuşağında, olayda kullanılanı aşan tutarda bölünebilir özdek oluşan tepkileşimlik. Çekirdeksel üretken tepkileşimlik. Çekirdeksel üretken reaktör. Breeder reaktörü.

Nuclear chain reaction : Başlayınca sürüp giden ve hızı gittikçe artan çekirdeksel bölünme. Nükleer zincir reaksiyonu. Nükleer zincirleme reaksiyon. Çekirdeksel zincir tepkileşimi. Zincir tepkimesi. Çekirdeksel zincirleme tepkime. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Çekirdeksel zincir tepkimesi. Uranyum 238 gibi üretken çekirdeklerin nötron kaparak, yeni fisil madde oluşturması.