Weapons türkçesi Weapons nedir

Weapons ile ilgili cümleler

English: Ali was accused of selling weapons to a terrorist group.
Turkish: Ali terörist bir gruba silahlar satmakla suçlandı.

English: China is working to modernize its weapons program.
Turkish: Çin, silah programını modernleştirmek için çalışıyor.

English: Did she have any weapons on her?
Turkish: Yanında hiç silah var mıydı?

English: Did you forget your weapons in the car?
Turkish: Silahlarını arabada mı unuttun?

English: He argued that nuclear weapons were a threat to peace.
Turkish: O, nükleer silahların barış için bir tehdit olduğunu ileri sürdü.

Weapons ingilizcede ne demek, Weapons nerede nasıl kullanılır?

Weapons of mass destruction : Kitle imha silahı. Toplu yıkım silahları. Çok büyük miktarda kayıp verdirmek ve geniş bir şekilde yıkım sağlamak üzere tasarlanmış silah (özellikle nükleer, biyolojik veya kimyasal özellikli). Wmd. Kitle imha silahları.

Weapons platform : Silah platformu.

Weapons system : Silah sistemi.

Asymmetric weapons systems : Asimetrik silah sistemleri.

Abc weapons : Atomik biyolojik kimyasal silahlar. Abc silahları. Atomik biyolojik ve kimyasal silahlar.

Field weapons : Sahra silahları.

Bacteriological weapons : Bakteriyolojik silahlar. Bombası düştükten sonra hastalık yayan zararlı bakteriler içeren silahlar.

 

Conventional weapons : Konvansiyonel silahlar. Genelleşmiş silahlar. Sadece bölgesel olarak vuran savaş silahları. Klasik silahlar. Rutin silahlar.

Nuclear weapons : Dehşet verici geri tepki ve ölümcül radyasyon üretmek üzere nükleer enerji kullanan silah. Nükleer silahlar.

Take away weapons : Silah bırakmak.

İngilizce Weapons Türkçe anlamı, Weapons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weapons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Strong : Kıvrak. Demir gibi. Kuvvetli. Gür. Şiddetli. Derinden gelen. Alkollü. Kuvvetli (kanıt). Ağır. Kesif.

Armour : Zırhla kaplamak. Zırh. Yarak. Zırhlı güçler. Zırh kablo. Korumalık. Güney dakota eyaletinde şehir. Düşman silahlarının etkisinden korunmak için giyilen çelik giysi.

Weaponry : Silahlanma ilmi. Silahlar. Yarak.

Gun : Ateşli silah. Arabayı birdenbire tam gaz sürmek. Vurmak. Ateş etmek. Avlamak. Tüfek. Motoru birdenbire tam gazla çalıştırmak. (arabayı) gazlamak. Birdenbire tam gaz çalıştırmak. Gazlamak.

Armament : Silahlandırma. Silahlanma. Donatım. Teçhizat. Hazır savaş kuvvetleri. Silah ve cephane. Yarak. Silahlı kuvvetler. Bir ülkenin toplam silah gücü.

Superior : Yüksek. Üst (rütbe). Kibirli. İlgisiz. Üstün kimse. Amir. Üstün nitelikli. Üstünlük taslayan. Asil.

Arming : Donatım. Silahlanma. Teçhizat. Arma. Hazır duruma sokma. Silahlandırma.

Hardwares : Hırdavat. Teçhizat. Madeni eşya. Donanım. Hırdavatçı dükkanı. Bilgisayar sistemindeki elektronik ve mekanik araçlar. Bilgisayar donanım sistemi.

Armors : Zırh. Zırh kablo. Güney dakota eyaletinde şehir. Zırhla kaplamak. Korumalık.

 

Arm : Askerlik. Koltuk kolu. Güç. Körfez. Pazı. Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Askeri kuvvetlerin bir kolu. Askerlik hizmeti. Vücudun, omuz başından parmakların ucuna dek uzanan üyesi. Savaşa hazırlamak.

Weapons synonyms : industrial strength, gat, weapon, arms, armor, hardware, armours, burner, gats.

Weapons zıt anlamlı kelimeler, Weapons kelime anlamı

Weak : Halsiz. Cılız. Aciz. İradesiz. Sertliği az olan, karanlık bölümleriyle aydınlık bölümleri arasında kesin ayırım bulunmayan (görüntü). Zayıf. Kuvvetsiz. Silik. Yavan. Açık.

Inferior : Alt. İnferiyor. İkinci derecede. Ast olan kimse. Aşağı derecede olan şey. Aşağı. Alt veya aşağı anlamında. Aşağı derecede olan kimse. Alt, alt taraf.