Nutcase türkçesi Nutcase nedir

Nutcase ingilizcede ne demek, Nutcase nerede nasıl kullanılır?

Nutcracker : Fındıkkıracağı. Kanca burun ve çene. Köknar kargası. Göknar kargası. Fındık kıracağı. Kıracak. Fındıkkıran. Kanca burun. Ceviz kıracağı.

Nutcrackers : Fındık kıracağı. Fındıkkıracağı. Ceviz kıracağı. Fındıkkıran. Kanca burun. Göknar kargası. Kıracak. Kanca burun ve çene. Köknar kargası.

The nutcracker : Müziğini tchaikovsky'nin bestelediği klasik bale. Fındıkkıran. E. t. a. hoffmann tarafından yazılan klasik bale ve tchaikovsky tarafından bestelenen müzik.

Nut coal : Fındık kömürü.

Nut gall oak : Mazı meşesi. Kayıngiller (fagaceae) familyasından, 1-6 m kadar boylanabilen, yaprak döken, genç dallarının cynips gallea tinctoria adlı böcek tarafından sokulmasıyla şişkin mazılar oluşan, %40 oranında tanen içeren, birçok sanayi dallarında kullanılan, küçük ağaç ya da çalılar.

Brazil nut tree : Brezilya kestanesi.

Acorn nut : Kör somun. Taçlı somun. Tırtıllı somun. Gömme başlı somun.

Adjusting nut : Ayar somunu. Ayarlama somunu.

Nut weevil : Kınkanatlılardan, fındık kurdu dediğimiz kurtçukları dolayısıyle fındık meyvelerinin en büyük düşmanı olarak gösterilen uzun gagalı böcek. Fındıkbiti.

 

Anchorage bolt nut : Bağlama cıvatası somunu.

İngilizce Nutcase Türkçe anlamı, Nutcase eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nutcase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brainsick : Yarı akıl hastalığı. Aklen dengesiz. Dengesiz. Beyinsel özürlü. Dengesiz (kimse). Çılgın. Akli dengesi yerinde olmayan.

Balmier : Sıcacık ve hoş. Dinlendirici. (hava) yumuşak. Sıcacık ve hoş (rüzgar vb.). Hoş kokulu. Çatlak (argo terim). Şeker gibi. Ilık. Sakin.

Den : Mağara. Zor durum. Karanlık oda. Çalışma odası. Çıkmaz. İn. Yatak. Batakhane. Uğrak.

Aperture : Aralık. Gedik. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik. Menfez. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Göz. Açık. Pencere. Boşluk.

Crackpots : Uçuk. İlginç tip. İlginç. Çatlak. Akılsız. Çılgın.

Bent : Çimen. Bükük. Meyil. Azmetmek. Yetenek. Namussuz. Yatkınlık. İbne. Eğilim.

Certifiable : Doşrulanabilir. Beyan edilmesi zorunlu. Kanun gereği akıl hastanesine yatması zorunlu (hasta). Kaçık (argo terim). Gerekli yerlere bildirilmesi zorunlu hastalık. Bildirilebilir. Onaylanabilir. Akıl hastanesinde yatırılması zorunlu. Zırdeli.

Crazy : Abayı yakmış. Mecnun. Derme çatma. Aklen dengesiz. Manyak. Çılgın. Karmaşık. Çıldırmış. Çatlak.

Barmy : Manyak. Kafadan kontak. Aptal. Mayalı. Kafadan çatlak. Köpüklü. Çatlak. Kafası bir hoş.

Eyeholes : Gözevi. Göz çukuru. Gözyuvası. Göz.

Nutcase synonyms : barking, fruity, blowouts, madman, dotty, crackpot, cracked, kookie, bores, apertures, balmiest, bedlamite, fey, as mad as a hatter, blowout, bore, battiest, eye, crackers, battier, balmy, loony, as mad as a march hare, cavity, haywires, centesis, batty, maniac, boring, cavities, looney, a button short, aficionado.