Obey the rule türkçesi Obey the rule nedir

  • Kurala uymak.

Obey the rule ile ilgili cümleler

English: People have to obey the rules.
Turkish: İnsanlar kurallara uymak zorundadır.

English: We always have to obey the rules.
Turkish: Her zaman kurallara uymak zorundayız.

English: We have to obey the rules.
Turkish: Kurallara uymak zorundayız.

English: Everyone must obey the rules. Those who don't will be punished.
Turkish: Herkes kurallara uymalı. Uymayanlar cezalandırılacak.

English: He urged us to obey the rule.
Turkish: O, bizim kurala uymamız için ısrar etti.

Obey the rule ingilizcede ne demek, Obey the rule nerede nasıl kullanılır?

Obey : Denileni yapmak. Sadakat göstermek. Dinlemek. Uymak. Tanımak. -e uymak. İtaat etmek. Söz dinlemek. Riayet etmek. Biat etmek.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Rule : Karar vermek. -e egemen olmak. İlke. Çizmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Yönetmelik. Cetvelle çizmek. Hüküm vermek. Saltanat sürmek. Buyurmak.

Obey the law : Yasalara uymak. Kanunlara uymak.

Abide by the rules : Kurallara bağlı kalmak.

Disregard the rule : Kuralı ihlal etmek.

 

Followed the rules : Düzenlemelere uymuş. Kuralları takip etmiş.

Bend the rules : Göz yummak. Kuralları esnetmek. Yasayı esnetmek.

Was an exception to the rule : Sıra dışı bir durumdu. Eşsiz bir durumdu. Kuralların bir istisnasıydı.

Follow the rules : Kurallara bağlı kalmak. Düzenlemelere uymak. Kuralları takip etmek. Kurallara uymak.

İngilizce Obey the rule Türkçe anlamı, Obey the rule eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obey the rule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abided : Sadık kalmak (vaade veya karara). Tahammül etmek. Katlanmak. İkamet etmek. Sadik kalmak. Sadık kalmak. Dayanmak. Durmak. Uymak.

Abide : Sabit durmak. Tab getirmek. Durmak. Dayanmak. Olmak. Bir yerde kalmak. Tahammül etmek. Katlanmak. Baki kalmak. Uymak.

Abides : Kalmak. Beklemek. İkamet etmek. Tahammül etmek. Sadık kalmak (vaade veya karara). Çekmek. Katlanmak. Durmak. Uymak. Sadık kalmak.

Conform to : Kurallara bağlı kalmak. Uygun olmak. Yönetmeliğe veya kanunlara uymak. Şeklen benzer olmak. Razı olmak. Uymak. Bir modeli takip etmek. Benzemek. İtaat etmek.