Obeyed türkçesi Obeyed nedir

  • Söz dinlemek.
  • Dinlemek.
  • Riayet etmek.
  • İtaat etmek.
  • Uymak.
  • Sadakat göstermek.

Obeyed ile ilgili cümleler

English: I obeyed the rules.
Turkish: Ben kurallara uydum.

English: I am your mother. I am to be obeyed - not questioned.
Turkish: Ben senin annenim. Sözü dinlenilenim - sorguya çekilen değil.

English: Ali always obeyed the rules.
Turkish: Ali her zaman kurallara uydu.

English: He told me to go home and I obeyed him.
Turkish: Eve gitmemi söyledi ve ben ona itaat ettim.

English: Ali obeyed Mary.
Turkish: Ali Mary'ye itaat etti.

Obeyed ingilizcede ne demek, Obeyed nerede nasıl kullanılır?

Obeyed him : Onun yapmasını söylediği gibi yaptı. Ona itaat etti. Onun isteklerine boyun eğdi.

Obeyed his orders : Onun emirlerine uydu. Onun emirlerine itaat etti. Onun buyurduğu gibi yaptı.

Obeyed orders : Buyrulduğu gibi yaptı. Emirlere uygu. Emirlere itaat etti.

Disobeyed : Uymamak. Dinlememek. Karşı gelmek. İtaatsizlik etmek. Söz dinlememek. Riayet etmemek. -e uymamak. İhlalde bulunmak. İtaat etmemek.

Obeyer : Özenli kimse. İtaatkar kimse. Söz dinleyen kimse.

Obey dictates : Emirlere itaat etmek. Emirlere uymak.

Obeyers : Özenli kimse. Söz dinleyen kimse. İtaatkar kimse.

Disobeyers : İtaatsiz. İtaatsizlik eden. Laf dinlemeyen. Kafa tutan. Uymayı reddeden. Başına buyruk davranan.

 

Obey the law : Yasalara uymak. Kanunlara uymak.

Obey the rule : Kurala uymak.

İngilizce Obeyed Türkçe anlamı, Obeyed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obeyed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Submitting : Boyun eğmek. Kendini adamak. Teslim etme. Önermek. Teslim etmek. Sunmak. Arzetmek. Arz. Öne sürmek.

Attends : Dikkatini vermek. Devam etmek. Hizmet etmek. Hazır bulunmak. Katılmak. Bakmak. Eşlik etmek. Kulak vermek. Beraberinde getirmek.

Respect : Hatrını saymak. Uyma. Hatır saymak. Bakım. Hürmet etmek. Saygı. Saygı duymak. -e uymak. Riayet.

Abides : Dayanmak. Çekmek. Sadik kalmak. Kurala uymak. Katlanmak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Sadık kalmak. Durmak. Beklemek.

Observe : Gökcisimleri ve olaylarını çıplak gözle, ırakgörürlü ya da herhangi bir araçla izleyip bulunan değerleri saptamak. Farketmek. Yerine getirmek (bir adeti). Gözlemlemek. Gözlem yapmak. Yerine getirmek. İzlemek. Uymak (kanun vb'ne).

Auscultated : Steteskop ile muayene etmek. Steteskop ile dinlemek.

Accord : Mutabakat. Uzlaşmak. Akort. Vermek. Uyumlu hale getirmek. Uzlaştırmak. Bağdaşmak. Anlaşma. Uygunluk.

Wide : Engin. Vasi. Bol. Gen. Tamamen. Ardına kadar. Yaygın. Ferah. Geniş.

Submit : Boynunu eğmek. Arzetmek. Teslim etmek. İbraz etmek. Göndermek. Vermek. Söylemek. Önermek. Arz etmek.

Hark : Dur. İşitmek. Kulak vermek. Sus.

Obeyed synonyms : comply with, adjust, submits, auscultating, gaping, open, auscultates, followed, wide eyed, abide, take orders, adapt oneself, give ear to, defers, accords, staring, auscultate, accede, abided, listen, complies, abide by, accedes, agaze, attended, audit, harked, abideth, yawning, harken, give ears to, follows, show loyalty.

 

Obeyed zıt anlamlı kelimeler, Obeyed kelime anlamı

Disobey : İhlalde bulunmak. İtaatsizlik etmek. Dinlememek. Uymamak. Karşı gelmek. Söz dinlememek. -e uymamak. Riayet etmemek. İtaat etmemek.

Closed : Bloke edilmiş. Kapanık. Kapalı. Kapatılmış. Örtük. Basına kapalı. Donmuş. Kapanmış. Yumuk.