Objective factors türkçesi Objective factors nedir

  • Nesnel etkenler.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Toplumsal gelişimin bireylerden bağımsız olan, onların etkinliklerini sınırlayıp yönünü belirleyen (doğal koşullar, üretimin düzeyi, ivedi özdeksel, tinsel, siyasal gereklilikler gibi) koşulları.

Objective factors ingilizcede ne demek, Objective factors nerede nasıl kullanılır?

Objective : İnsan bilincinin dışında ve ondan bağımsız olan (şey). Yansız. Objektif. Tarafsız. Amaç. Nesnel. Hedeflenen. Hedef. Irakgörürlerde ışığı toplayan yakınsak mercek dizgesi. Işık mikroskobunda dokuların büyük görüntüsünü elde etmeye yarayan mercek parçası.

Factors : Kalıtımsal özellik taşıyan gen. Değişken. Etmen. Çarpan. Finansör (üretimde). Tambölen. Öğe. Eleman. Katsayı. Etken.

Objective camera : Nesnel anlatış. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcının, konuyu yansız bir tanık gibi, üçüncü tekil kişinin görüş noktasından aktarmasıyla ortaya çıkan durum. öznel anlatışın karşıtı.

Objective case : Nesne. Nesne durumu. Belirtme durumu. İsmin i hali. İsmin-i hali.

Objective clause : Fiilin nesnesi veya edat görevi olan yan tümce (gramer).

Objective criterion : Nesnel ölçüt.

İngilizce Objective factors Türkçe anlamı, Objective factors eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Objective factors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Achievement motive : Başarma güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarı güdüsü.

Age grade : Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman. Yaş katmanı.

Age group : Yaş öbeği. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş grubu. Yaş kümesi.

Agnation : Akrabalık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba taraf.). Hısımlık. Soydaşlık. Baba tarafından akrabalık. Akrabalık (baba tarafından).

Aesthetic : Bedii. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Estetik. Güzelduyu.

Abilities : İktidar. Kabiliyet. Güç. Yetenekler. Yetenek. Beceri. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yeterlik.

 

Agression : Saldırı. Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri.

Acculturation : Kültürel uyum. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültürleşme. Ekinsel yozlaşma. Kültürlenme. Kültürel etkileşim.

Adaptive behavior : Adaptif davranış. Uyarlamacı davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyumcu davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyumlayıcı davranış.

Objective factors synonyms : age distribution, all round development of individual, aesthetical ideal, affection, acclimatation, alienation.