Observed türkçesi Observed nedir
- Gözlemek.
- Bir gözlemleme sürecinde üzerinde gözlem yapılan birim (kişi, nesne, durum).
- Söylemek.
- İncelemek.
- Uymak.
- Gözlenmiş.
- Görüşünü bildirmek.
- Demek.
- Dikkatle bakmak.
- Görmek.
- Yerine getirmek.
- Farketmek.
- Riayet etmek.
- İzlemek.
- Gözetlemek.
- Gözlenen.
- Kutlamak.
Observed ile ilgili cümleler
English: He observed many types of creatures there.
Turkish: Orada bir sürü yaratık çeşidi gözledi.
English: He observed this calmly, from a comfortable distance.
Turkish: Bunu uygun bir uzaklıktan sakince gözlemledi.
English: I observed that his hands were unsteady.
Turkish: Ellerinin titrek olduğunu gözlemledim.
English: Had the elephant and the giraffe not had common ancestors, how might one possibly have observed that they had an exactly equal number of vertebrae in their necks?
Turkish: Fil ve zürafanın ortak ataları olmasaydı biri onların boyunlarında tam eşit sayıdaki omurgaya sahip olduklarını muhtemelen nasıl fark edebilirdi?
English: He observed that it would probably rain.
Turkish: Muhtemelen yağmur yağacağını gözlemledi.
Observed ingilizcede ne demek, Observed nerede nasıl kullanılır?
Observed frequencies : Gözlenmiş sıklıklar.
Observed frequency : Ki-kare ölçerinde iki değişkenin gösterdiği birlikte değişmeyi veren bir çapraz dağılımda her gözeye düşen sıklık, bk. beklenen sıklık. Gözlenen sıklık.
Be observed : Gözlemlenmek.
Unobserved : Farkedilmemiş. Gözden kaçmış. Görülmemiş. Dikkat edilmemiş.
Unobserved components model : Gözlenmeyen bileşenler modeli. Uc modeli.
Observe : Yerine getirmek (bir adeti). Kutlamak (bayram). Görüş belirtmek. Kutlamak. Tarassut etmek. Uymak. -e uymak. Gözetlemek. Görmek. Dikkatle bakmak.
Observe laws : Kanunlara riayet etme. Kanunlara uyma. Yasalara uyma.
Observe silence : Sessizliği bozmamak.
Observe the sabbath : Musevilikte tatil günü olan cumartesi gününde dini kurallara uymak.
Observe secretly : Gözetlemek.
İngilizce Observed Türkçe anlamı, Observed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Observed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Construe : Tefsir etmek. Tümcenin öğelerini incelemek. Tercüme etmek. Çözümlemek. Tahlil etmek (cümleyi). Çeviri yapmak. Yorumlamak. Anlamak. Açıklamak.
Allege : İddia etmek. Kanıt olarak göstermek. Mazeret olarak göstermek. Bahane etmek. İleri sürmek. (kanıt olmadan) iddia etmek. İtham etmek.
Longs : Can atmak. Uzun. Susamak. İstemek. Hasret kalmak. Özlemini çekmek. Hasretini çekmek. Özlemek. Paçalı don.
Call : Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Aramak. Aramak (telefon). Farzetmek. Ziyaret etmek. Adlandırılmak. Telefonda konuşmak. Adamla getirtme. Dava açmak.
Observe : Gözlemlemek. Gökcisimleri ve olaylarını çıplak gözle, ırakgörürlü ya da herhangi bir araçla izleyip bulunan değerleri saptamak. Görüş belirtmek. Uymak (kanun vb'ne). -e uymak.
Answer : Eşit olmak. Cevaplamak. Karşılamak. Yanıtlamak. Bir gözlem aracında yer alan sorulara ya da sınarlara alınan ve bir bilgi içeriği olan sözlü ya da eylemli karşılık. Tanıma uymak. Yanıt vermek. Karşılık. Yetmek.
Acquit oneself : Görevini yapmak. Yapmak.
Analyze : Çözümleme. Analiz etmek. Tahlil etime, inceleme. Çözümlemek. Analiz yapmak. Araştırmak. Tahlil yapmak. Tahlil etmek.
Monitor : Bilgisayar, fizik, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir televizyon yayınında görüntü ile sesin niteliğini izlemek, görüntü seçimini gerçekleştirmek, görüntüyü yayına vermek gibi işlerde kullanılan yüksek nitelikli almaç. (denetliğin yapısı ile görevi, almacın aynıdır. ikisi de televizyon imlerini resme çevirir. ancak alıcı ile almaç arasındaki bağlantı, vericiyle sağlandığı halde, denetlik bu imleri doğrudan doğruya alıcıdan bir kablo yardımıyla alır. ayrıca görüntüyle ilgili ses almaca resimle birlikte verildiği halde, denetliğe verilmez; ses için ayrı bir denetlik kullanılır. kullanıldıkları yerlere göre başlıca şu denetlikler vardır: görüntü denetliği, ses denetliği, işlik denetliği, ana denetlik, yönetim denetliği). Işınuyarı aygıtı. Gözcü. Işınım yeğinlik düzeyini algılayıp ölçen aygıt. ses dalgası iletiminde, iletimi bozmadan ve kesmeden niteliğini denetleyen düzenek. Denetlik. Işınım monitörü. Işınım ölçme ve uyarıda bulunma işevlerini birlikte gerçekleştiren düzenek, monitör.
Audited : Denetlemek. Denetlenmiş. Kontrol etmek. Teftiş edilmiş.
Observed synonyms : abide, analyzed, bade, emblazon, accommodate oneself, congratulated, measure, catch sight of, answered, commemorated, be on guard, beholds, accomplish, analyzes, espy, bidden, accede, behold, abideth, discern, ensues, commemorating, commemorate, completes, affirms, babysit, missed, assesses, apprise, celebrating, answers, beholding, deeming.
Observed zıt anlamlı kelimeler, Observed kelime anlamı
Undetermined : Kararlaştırılmamış. Belirtilmemiş. Müphem. Belirlenmemiş. Kararsız. Belirsiz. Saptanmamış.

Bu kısımda Observed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Observed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Observed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Observed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.