Occupied türkçesi Occupied nedir
Occupied ile ilgili cümleler
English: The armed forces occupied the entire territory.
Turkish: Silâhlı kuvvetler tüm bölgeyi işgâl etti.
English: The city was soon occupied by the soldiers.
Turkish: Çok geçmeden kent askerler tarafından işgal edildi.
English: The bathroom is occupied now.
Turkish: Banyo şu an dolu.
English: She was occupied with household work.
Turkish: Ev işleri ile meşgul oldu.
English: Our forces occupied the city.
Turkish: Birliklerimiz şehri ele geçirdi.
Occupied ingilizcede ne demek, Occupied nerede nasıl kullanılır?
Occupied area : İskan edilen bölge. Askeri denetim altında olan bölge. İkamet edilen bölge.
Occupied in : İle meşgul.
Occupied territories : Altı gün savaşları esnasında (1967) israil tarafından ele geçirilen topraklar. İşgal altındaki topraklar.
Occupied territory : İşgal bölgesi. İşgal edilmiş topraklar. Düşman birlikleri tarafından idare edilen bölge.
Occupied the throne : Tahta oturdu. Kral olarak hüküm sürdü. Kral olarak yönetti.
Occupied with : -e karışmış. İle meşgul. İle uğraşmak.
Owner occupied housing : İyesi olan ailenin kendisinin oturduğu, tutmalık karşılığında başkasının oturmasına ayrılmayan konut. bir ülkede, konut siyasasının herkesi konut iyesi durumuna getirmeyi amaçlaması sonucunda konut pazarına sürülmesi türlü yöntemlerle desteklenen konut türü. bk. konut iyeliği. İyelik konut.
Are you occupied : Dolu musunuz.
Preoccupied : Endişeli. Tasalanmış. Gözü bir şey görmeyen. Dalgın. Kaygılı. Kafası meşgul. Düşünceli.
Be occupied with doing : Uğraşmak. Meşgul olmak. Yapmakla meşgul olmak.
İngilizce Occupied Türkçe anlamı, Occupied eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Occupied ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abounding : Bir sürü olan (çok). Çok. Dolu olan. Bol.
Full : Tam. Öz. Kalın. Çırpmak. Yıkayıp büzmek. Dolu şey. Doluluk. Komple.
A load of : Bir sürü.
Busiest : Yoğun. En meşgul. İşlek. Faal.
Fraught with : İle dolu.
Habitable : İkamete elverişli. İskanı mümkün. Oturulur. Yaşanabilir. Oturmaya elverişli. İkamet edilebilir. Oturulabilir.
Engaged : Birbirine geçmiş. Tutulmuş. Rezerve. Bağlı. Bağlantılı. Meşgul (telefon). Bağlanmış. Angaje.
Busy : Kullanımda. Yoğun. Başı kalabalık. Hareketli. Faal. İşlek.
Full bodied : Koyu. Dolgun. Lezzetli. Gövdeli. Dolgun yapılı.
Filled : Dolgun. Tok. Doldurulmuş. Dolmuş. Dolu (içerik).
Occupied synonyms : fraughts, consumed, populated, concerned, tied up, busier, inhabited, tenanted, in use, covered with, residential, brimful of, engrossed, crowded, pushed, in gear, off hook, fullest, conference, charged, intent, employed, crammed, fraughting, fraught, commorant, abundant.
Occupied zıt anlamlı kelimeler, Occupied kelime anlamı
Unoccupied : Boş. Oturulmayan. İşgal edilmemiş. Boşta gezen. İşsiz.
Uninhabited : Boş. Gayri mesken. Tenha. Oturulmamış. Issız. Gayri meskun. Gayrimeskun.

Bu kısımda Occupied kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Occupied ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Occupied anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Occupied ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.