Oestrogenic plants türkçesi Oestrogenic plants nedir

  • Çok fazla tüketildiğinde döl yatağı salgısının niteliğini değiştiren ve spermanın ovuma doğru hareketinin aksamasına bağlı kısırlık olgularını meydana getiren, sarımsak üçgülü, çayır üçgülü, melez üçgül, yonca ve fıçı yoncası gibi bitkiler. üçgüller isoflovonları, yonca türleri coumes’ları taşırken, ak üçgül gibi bazı mera otları östrojenik olmayıp mantarlarla bulaştığında östrojen miktarı artabilir.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Östrojenik etkili bitkiler.

Oestrogenic plants ingilizcede ne demek, Oestrogenic plants nerede nasıl kullanılır?

Oestrogenic : Ostrojenik. Öztrojenik. Östrojene ait veya ilgili olan.

Plants : Ağaç olmak. Koymak. Çarpmak. Dikmek. Yüklemek. Kök salmak. Saklamak. Yeşillendirmek. Dikmek (bitki). Aşılamak (fikir).

Oestrogenic feed additives : Bir dönem kullanımına izin verilen ancak kanserojen etkisinden dolayı yasaklanan östrojenik etkiye sahip anabolizanlar. Östrojenik etkili yem katkıları.

Alpine plants : Yüksek doruklarla yetişen küçük bitki. Alp bitkisi.

Aquatic plants : Susallar. Sucul bitkiler. Su bitkileri.

Bulbous plants : Soğanlı bitkiler.

İngilizce Oestrogenic plants Türkçe anlamı, Oestrogenic plants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oestrogenic plants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abaxial : Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksenden uzak.

Abdomen : Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

 

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Oestrogenic plants synonyms : abdominal distention, abdominal ovariectomy, a band, abdominal pain, abattoir, a c syndrom.