Of full age türkçesi Of full age nedir

Of full age ingilizcede ne demek, Of full age nerede nasıl kullanılır?

Of : Li. -in. Hakkında. -den övünerek bahsetmek. Karşı. Den. -nin. -den. -nın. İle ilgili.

Full : Komple. Tam. Dolu şey. Öz. Kalın. Yıkayıp çektirmek. Yıkayıp büzmek. Çırpmak. Dolu. Tok.

Age : Yıllanmak. Asır. Bir varlığın doğumundan başlayarak ömrü boyunca tekrarlanan belirli zaman aralıklarının toplamı. Yaş. İhtiyarlamak. Devir. Yaşlılık. Yaşlanmak. Eskimek. Yaşlandırmak.

Full age : Rüşt yaşı. Reşitlik yaşı. Aklın kemale erdiği yaş. Yetişkin olan. Reşit.

İngilizce Of full age Türkçe anlamı, Of full age eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Of full age ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pubes : Cinsel organ çevresindeki kıllar. Kasık kemikleri. Cinsel organ tüyleri. Kasık kılları.

Teenager : Delikanlı. 13 - 19 yaş arası genç. Yeniyetme. On üç ile on dokuz yaşlar arasındaki kimse. 13-19 yaş arası. Genç. Genç kız. 13-19 yaş arasındaki genç.

Overtaken : Yakalamak. Bastırmak (yağmur vb). Sollamak. Yetişen. Yetişmek. Yetişip geçmek.

Adult : Normal olarak seyahat hizmetlerine tam ücret ödemesi gereken kişi. Yetişkin. Oluşmuş, gelişimini tamamlamış. bir böceğin olgun, seksüel olarak etkin, genellikle kanatlı son gelişim evresi. Biyoloji, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Er kişi. Erişkin. Erin. Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması.

 

Of sound mind : Kanunen yetkin. Aklı başında.

Ripest : Hazır. Erişkin. Olgun. Kemale ermiş. Uygun. Ameliyata hazır (apse). Dinlendirilmiş. Olgun (meyve). Sulu. Tam vakti gelmiş.

Educated : Öğrenim görmüş. Eğitimli. Öğrenimli. Mürekkep yalamış. Tahsilli. Okumuş. Aydın.

Riper : Açık saçık. Görmüş geçirmiş. Olgun. Sulu. Hazır. Pişkin. Bekletilmiş. Ameliyata hazır (apse). Kemale ermiş. Erişkin.

Full age : Aklın kemale erdiği yaş. Rüşt yaşı. Reşitlik yaşı. Yetişkin olan.

Grown : Olmuş. Yetişkin. Olgun.

Of full age synonyms : brought up, seasoned, pubescent, marriageable, grown up, swelled, grownup, maturest, full grown, ripe, juv, maturer, mature, of age, of legal age, trained, adolescent.