Oligodendrocyte türkçesi Oligodendrocyte nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Merkezi sinir sisteminin ak madde bölgesinde bol bulunan ve merkezi sinir sisteminde miyelin kılıfları oluşturan nörogliya hücreleri.
  • Oligodentrosit.

Oligodendrocyte ingilizcede ne demek, Oligodendrocyte nerede nasıl kullanılır?

Oligodendroglial tumor : Oligodendrogliyom. Oligodendrogliyal tümör.

Oligodendroglioma : Oligodendrogliyom. Oligodendrositlerden köken alan, iyi sınırlı, grimsi renkli, yumuşak kıvamlı, beyaz maddede ve üçüncü karıncığa yakın oluşan, hücreden zengin, yavaş büyüyen bir beyin tümörü, oligodendrogliyal tümör.

İngilizce Oligodendrocyte Türkçe anlamı, Oligodendrocyte eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oligodendrocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

 

Neuroglial cell : Merkezi sinir sisteminin ana hücreleri ve sinir telleri arasında yer alan, sinir hücrelerini beslemek ve desteklemek gibi görevleri olan, oligodendrositler, astrositler, mikroglia ve ependim hücreleri gibi tipleri bulunan hücreler. Nörogliya hücreleri.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Acacia : Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya sakızı. Akasya. Mimoza.

 

Oligodendrocyte synonyms : glial cell, oligodendroglia, oligodendria, neurogliacyte, abductor muscle, aardwolf, a chromosome, abiotic environment, aardvarks, aardvark, abo blood groups system.