Oligomerous türkçesi Oligomerous nedir

  • Oligomer.
  • Az sayıda monomerden oluşan molekül; az sayıda amino asit monomerleri oligopeptitleri, nükleotit monomerleri oligonükleotitleri, monosakkaritler de oligosakkaritleri oluşturur.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Oligomerous ingilizcede ne demek, Oligomerous nerede nasıl kullanılır?

Oligomer : Azbirimli. Oligomer. Birkaç monomerin bir araya gelmesiyle oluşan yapı. Sınırsız sayıda monomer birimi. Aztekizli.

Oligomeric protein : İki veya daha çok polipeptit zincirini bir arada bulunduran, çok alt birimli bir protein. Oligomerik protein.

Oligomenorrhea : Adet döneminde çok az miktarda kan akması. Uzun aralıklarla meydana gelen seyrek adet dönemi. Normal dışı hafif adet kanamaları. Oligomenore. Düzensiz ve seyrek adet dönemi. (tıp) oligomenore.

İngilizce Oligomerous Türkçe anlamı, Oligomerous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oligomerous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

 

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Oligomer : Birkaç monomerin bir araya gelmesiyle oluşan yapı. Azbirimli. Aztekizli. Sınırsız sayıda monomer birimi.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Acacia : Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Arap zamkı. Mimoza. Akasya sakızı.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardvark : Yerdomuzu. Yer domuzu. Borudişli. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

 

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Oligomerous synonyms : abacus bodies, a cell, abiotic environment, abiotic factor, abo blood groups system, a protein, aardvarks.

Oligomerous ingilizce tanımı, definition of Oligomerous

Oligomerous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having few members in each set of organs. As, an oligomerous flower.