Oligomer nedir, Oligomer ne demek
Oligomer; Biyoloji, Kimya, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.
Biyoloji'deki anlamı:
Az sayıda monomerden oluşan molekül; az sayıda amino asit monomerleri oligopeptitleri, nükleotit monomerleri oligonükleotitleri, monosakkaritler de oligosakkaritleri oluşturur.
Kimya'da terim anlamı:
2-10 adet tekrarlanan birimin eklenmesiyle veya çıkartılmasıyla özellikleri değişen polimere verilen ad. Gerçek polimerlerde bu tip değişiklikle özellikler hemen hemen hiç değişmez.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Birkaç monomerin bir araya gelmesiyle oluşan yapı.
Oligomer hakkında bilgiler
Kimyada bir oligomer sınırsız sayıda, en azından ilke olarak, monomer birimi (ολιγος, veya oligos, Yunanca "birkaç tane") içeren bir polimer ile zıt bir şekilde sınırlı sayıda monomer içermektedir. Birçok yağ parafin yağı gibi oligomeriktir ve aynı zamanda plastikleştiriciler alanında kullanım imkânı bulabilirler. Birbirlerine bağlanmış monomerlerden yapılabilirler veya ham yağın daha yüksek kesimlerinden kopmalarla oluşabilirler. Biyokimyada, oligomer terimi, genellikle melezleştirme (ing:hybridization) deneylerinde kullanılan kısa, tek sarmallı DNA parçaları için kullanılır. Aynı zamanda iki veya daha fazla alt birimden yapılmış protein karmaşıklarını (ing:complex) da ifade eder. Bu durumda çeşitli protein alt birimlerinden oluşan karmaşığa hetero-oligomer denir. Tek tip bir protein alt birimi kullanıldığında ise buna homo-oligomer denir. Oligomerizasyonda kimyasal işlem sadece monomerleri sınırlı bir polimerizasyon derecesine indirir. Gerçek figür genellikle 10 ile 100 arasında bir değer olan bir tartışma noktasıdır.
Oligomer anlamı, kısaca tanımı
Oligo : Yunanca az ya da birkaç anlamına gelen ön ek. Birkaç(2-10) anlamında ön ek. Birkaç, 3-12 alt birim içeren
Oligomerik protein : İki veya daha çok polipeptit zincirini bir arada bulunduran, çok alt birimli bir protein.
Tekrarlanan birim : Kromozom üzerinde aynı genin peş peşe tekrarlanmasından oluşan birim.
Plastikleştirici : Sert plastiklere ilave edilip onları yumuşak, işlenebilir, kalıplanabilir hale getiren katkı maddesi. Örn; Trikresil fosfat PVC'ye ilave edildiğinde ürünü yumuşak ve kauçuğumsu yapar.
Oligonükleotit : Kısa bir polinükleotit zinciri oluşturmak için bir araya gelmiş birkaç nükleotitten oluşan DNA polimeri.
Kimyasal işlem : Genellikle, metal yüzeyleri temizleme, paklama ve benzeri işler için çözelti kullanan ve kimyasal tepkimeye dayanan işlem.
Polimerizasyon : Küçük alt birimlerden ya da monomerlerden polimer oluşumu. Küçük moleküllerin birleşerek, genellikle büyük molekül ağırlıkta bir bileşik oluşturması işlemi. Birden fazla daha basit yapılı bileşiğin polimer hâlinde birleştirilmesi veya birleşmesi.
Sınırsız sayı : Sonsuz değerli sayı.
Melezleştirme : Melezleştirmek işi.
Oligosakkarit : Sadece birkaç monosakkarit biriminden oluşan molekül. Birkaç monosakkaritin glikozidik bağla birbirine bağlanarak polimerize olmasından meydana gelen karbonhidrat. Glikozitik bağlarla birleşmiş birkaç monosakkarit grubu.
Parafin yağı : Petrolden üretilen renksiz, ince yağ. Cila yağı olarak kullanılır. Beyaz ve sarı yumuşak parafin. Petrolatum.
Sınırlı sayı : Sonsuz değerli olmayan sayı.
Monosakkarit : Genel formülü (CH2O)n olan en basit karbohidrat. n adeti 3 olursa trioz, 5 olursa pentoz, 6 olursa hekzoz olur. Glikoz. Genel formülü (CH2O)n olan, bir polihidroksi aldehit veya keton ünitesi içeren, glukoz, fruktoz, galaktoz, arabinoz, ksiloz ve riboz gibi hidrolizlenmeyen en basit şekerlerden herhangi biri.
Oligopeptit : Peptit bağıyla bağlanmış birkaç aminoasitten oluşan yapı. Birkaç aminoasidin peptit bağıyla bağlanması sonucunda oluşan yapı.
En azından : En azı ile, hiç olmazsa.
Değişiklik : Değişik olma durumu. Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum. Amaca uygun biçime getirmek için yapılmış olan değiştirme, tadil. Farklılık.
Amino asit : Bir amino grubu ile bir karboksil grubu taşıyan, proteinlerin temel taşı olan organik bileşik.
Protein a : Staphylococcus aureus'un bazı suşlarında görülen ve insan IgG'leri ile bağlanan bir hücre duvar proteini. Staphylococcus aureus hücre duvarında bulunan ve IgGnin Fc bölgesine bağlanan protein.
Nükleotit : DNA ya da RNA'nın tekrarlanan birimleri; riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlı bir pürin ya da pirimidin bazından (adenin, guanin, sitozin, timin ya da urasil) oluşan nükleositin fosfat esteri. Pürin nükleotitler adenin ve guanin bazları, pirimidin nükleotitler sitozin, timin ya da urasil bazları içerir. Aynca adenozin trifosfat (ATP), guanozin trifosfat (GTP) gibi enerji taşıyıcısı ya da nikotinamit adenin dinükleotit (NAD), flavin adenin dinükleotit (FAD) gibi koenzimlerin yapısında bulunurlar. Nükleotid. İki şeker, bir pürin ve bir pürimidin bazından oluşan tek bir DNA sırası. Bir pürin veya pirimidin bazının bir riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleositin bir fosfat esteri.
Biyokimya : Hücreden en gelişmiş organa kadar canlı dokuları inceleyen ve bunları oluşturan maddeleri araştıran bilim dalı.
Diğer dillerde Oligomer anlamı nedir?
İngilizce'de Oligomer ne demek ? : oligomerous, oligomer

Bu kısımda Oligomer nedir? Oligomer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Oligomer tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Oligomer hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.