On leave türkçesi On leave nedir

  • İzinli.
  • İzinde.
  • İzinde olmak (iş vb).
  • Dışarıda olmak (ofis vb).

On leave ile ilgili cümleler

English: He is planning to go home on leave.
Turkish: İzinli olarak eve gitmeyi planlıyor.

English: He is on leave.
Turkish: O, izinlidir.

English: Ali is on leave.
Turkish: Ali izinli.

English: He is home on leave.
Turkish: O, izinli olarak evdedir.

English: Ali has been on leave for three weeks.
Turkish: Ali üç haftadır izinli.

On leave ingilizcede ne demek, On leave nerede nasıl kullanılır?

On : Hazır. De. Çakırkeyif. Makbul. İle. Açık. Esnasında. Devrede. Üzerinde.

Leave : Terketmek. Ayrılmak (sevgileden vb). Bırakmak. Kalkmak. Ruhsat. Vazgeçmek. İzin. Sorumluluğuna bırakmak. Ayrılmak. Veda.

Away on leave : İzinde.

Be on leave : İzinli olmak. İzinde olmak.

On a charge of murder : Cinayet suçlaması ile.

On a daily basis : Günlük olarak. Günlük bazda. Günlük. Her gün.

On a full stomach : Yemek üstüne. Tok karnına.

İngilizce On leave Türkçe anlamı, On leave eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On leave ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allowed : İzin verilmiş. İzin verildi. Yetkili. İzin verilen.

Holidaymaker : İzin yapan. Tatile çıkan kimse. Tatil yapan kimse. Tatil yapan. Tatile çıkmış kimse. Tatilci.

 

Licenced : Yetkili. Lisanslı. Lisansı. Ruhsatlı. Vesikalı. İmtiyazlı. Ehliyetli. Ruhsatı olan (ayrıca licensed).

Permitted : Müsait olmak. Onaylanmış. Olanak vermek. Ruhsat vermek. İzin vermek. İzin verilen. Kabul edildi. İzin verilmiş.

Approved : Kabul edilmiş. Denenmiş. Onaylı. Onanmış. Makbul. Vefakar. Tasdikli. Onaylanmış veya tasdikli. Vefalı.

Authorized : Yetkili. Otorize. Resmi. Yetki verilmiş kişi. İzin verilmiş. Ruhsatlı. Yetki verilmiş.

At liberty : İşsiz. Serbest. Hür. Özgür. Başıboş. Ayrıcalıklı.

Licensed : Yetkili. Lisansı. Ehliyetli. Lisanslı. Vesikalı. Ruhsatlı. İmtiyazlı.

Off duty : Görev dışı. Görev dışında. Serbest. Görevi bitmiş.

Authorised : Ruhsatlı. Haklılığı ispatlanmış. Hakkı verilmiş. İzin verilmiş. Sertifikalandırılmış. (britanya ingilizcesi) yetki verilmiş. Salahiyetli. Müsaade edilmiş. Yetkili.

On leave synonyms : on the trail of, away on leave, in the wake of.