Off duty türkçesi Off duty nedir

Off duty ile ilgili cümleler

English: Are you off duty tonight?
Turkish: Bu gece izinli misin?

English: I am off duty tomorrow.
Turkish: Yarın izinliyim.

English: Ali is off duty today.
Turkish: Ali bugün çalışmıyor.

English: I was off duty at the time.
Turkish: Ben o zaman görevde değildim.

English: Ali was off duty yesterday.
Turkish: Ali dün izinliydi.

Off duty ingilizcede ne demek, Off duty nerede nasıl kullanılır?

Off : Başlangıç. Kapalı. Soğutmak. Öldürmek. Kalkmak. Dışında. Baş. İndirmek. Çıkarmak.

Duty : Eşya ve kişilerin ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin tahakkuk ettirildiği kamu kuruluşu. bk. gümrük vergisi. Vergi. Gümrük vergisi. Güç. Resim. İş. Saygı. Belirli bir işin veya hizmetin yapılması için yetkili makamlar tarafından verilen izin karşılığında elde edilen vergi benzeri bir gelir. Vazife. Yükümlülük.

Off afar : Uzakta.

Off and on : Bazen. Arada sırada. Kesintili olarak. Zaman zaman. Kesintili. Ara sıra.

Off balance : Hazırlıksız (yakalanmış). Dengede olmayan. Sabit olmayan.

Off balance sheet accounts : Nazım hesapları. Bilanço dışı hesaplar.

Off balance sheet activities : Bilanço dışı işlemler. Bankaya gelir getiren, ancak normal koşullarda muhasebe süreci altında bilançoda varlık ya da yükümlülük olarak gösterilmeyen işlemler.

 

İngilizce Off duty Türkçe anlamı, Off duty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Off duty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disengaged : Boşta. Devreden çıkmış. Tutulmamış. Bağlı değil. Bağlantısız. Boş.

At leisure : Boş. Acele etmeden. Yavaş yavaş. Boş zamanda. Acelesiz. Boş zamanlarda. Boş zamanda serbest. Boş zamanı olan.

On leave : İzinde olmak (iş vb). Dışarıda olmak (ofis vb). İzinde.

Exempts : Bağışıklık. İstisna etmek. Hariç tutmak. Özgür. Muaf tutmak. Ayrılık. Dışında bırakmak. Çürüğe çıkarmak. Muaf.

Licenced : Vesikalı. Yetkili. Ehliyetli. Lisansı. Ruhsatı olan (ayrıca licensed). İmtiyazlı. Lisanslı. Ruhsatlı.

Broad : Liberal. Yüzeysel. Kaba. Genişliğinde. Açık. Karı. Belli. Göze çarpan. Enli.

Abeyant : Münhal. Bağlı olmayan. Geçici olarak ertelenmiş. Muallak. Geçici olarak durdurulmuş.

Permitted : Kabul edildi. İzin vermek. İzin verilen. Müsait olmak. Ruhsat vermek. Onaylanmış. İzin verilmiş. Olanak vermek.

Easy : Zevkli. Bir oyun çalışması olurken yapılan ihtar. Dertsiz. Kolaylıkla. Zahmetsiz. Rahatlıkla. Kolayca. Doğal. Sakin. Asan.

Off duty synonyms : degage, fetterless, holidaymaker, allowed, foc, licensed, authorized, at large, broads, approved, easiest, at liberty, exempt, fancy free, authorised, easier.