One of türkçesi One of nedir

One of ile ilgili cümleler

English: "Death Note" is one of my top ten favourite TV series.
Turkish: "Ölüm Defteri" benim en çok sevdiğim on televizyon dizisinden biridir.

English: A perfect knowledge of a few writers and a few subjects is more valuable than a superficial one of a great many.
Turkish: Birkaç yazar ve birkaç konuyla ilgili mükemmel bir bilgi birçoklarıyla ilgili yüzeysel olan birinden çok daha değerlidir.

English: A Chinese company has bought one of the most famous hotels in New York.
Turkish: Bir Çin şirketi New York'taki en ünlü otellerden birini satın aldı.

English: A rainbow is one of the most beautiful phenomena of nature.
Turkish: Bir gökkuşağı doğanın en güzel olaylarından biridir.

English: A splinter of wood, barely visible to the naked eye, caused a very painful infection in one of Tom's fingers.
Turkish: Çıplak gözle zor görülebilecek bir tahta kıymığı, Tom'un parmağında çok sancılı bir enfeksiyona neden oldu.

One of ingilizcede ne demek, One of nerede nasıl kullanılır?

One : Kimse. Tek. Biri. Bir. Bir sayısı. 1. Birisi. Bir tane. Bir (sayı olarak). İnsan.

Of : -nın. -li. Yüzünden. -in. Karşı. -nin. -den övünerek bahsetmek. Hakkında. Li. Den.

One of a kind : Eşsiz. Kendine özgü. Türünün tek örneği. Onun neslinde tek olan. Ona benzeyen başka kimse yok. Eşi benzeri olmayan.

 

One of a pair : Eş.

One of his redeeming features : İyi taraflarından biri.

One of numerous : Birçok şey arasında bir tane. Büyük sayı içinden bir tane.

One of the best : En iyilerinden.

İngilizce One of Türkçe anlamı, One of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak One of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

One : Bir sayısı. Tek. Bir tane. İnsan. Birisi. Bir (sayı olarak). Bir. Aynı. Kimse.

Anyone : Herhangi birisi. Herhangi biri. Kim. Kimse. Herhangi bir kimse. Kim olsa. Herkes. Hiç kimse. Birisi.

Cookies : Krek kokain. Çörek. Bebek. Adam. Çerezler. Kurabiye. Çekici kadın. Bisküvi. Tanımlama bilgileri.

Somebodies : Kimse. Bazısı. Birisi. Kimisi. Önemli kimse. Şahsiyet.

Ones : Birileri. Bir tane. Birisi. Tek. Kimse.

Any : Birisi. Her. Daha. Kimse. Hiçbir. (herhangi) bir. Bazı. Birazcık olsun. Herhangi birisi.

Someone : Şahsiyet. Kimse. Birisi. Önemli kimse. Bir kimse.

Cookie : Adam. Kurabiye. Tatlı kuru pasta. Çeşitli varlıkların gölgelerini andırması için üzerinde ve kenarlarında değişik oymalar bulunan parça. Oymalı örtü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çekici kadın. Tatlı çörek. Çörek.

Somebody : Kimisi. Kimse. Birisi. Önemli birisi. Bazısı. Önemli kimse. Şahsiyet. Bir kimse.