Cookies türkçesi Cookies nedir

Cookies ile ilgili cümleler

English: Ali bakes cookies on Sundays.
Turkish: Ali Pazar günleri kurabiye pişirir.

English: Ali ate the chocolate chip cookies that Mary made for him.
Turkish: Ali Mary'nin kendisi için yaptığı çikolatalı kurabiyeleri yedi.

English: Ali baked three dozen cookies for Mary's party.
Turkish: Ali Mary'nin partisi için üç düzine kurabiye pişirdi.

English: Ali gave me a dozen cookies in a plastic bag.
Turkish: Ali bana plastik bir torba içinde çok sayıda kurabiye verdi.

English: Ali made cookies for Mary's children.
Turkish: Ali Mary'nin çocukları için kurabiyeler yaptı.

 
 

Cookies ingilizcede ne demek, Cookies nerede nasıl kullanılır?

Chocolate cookies : Çikolata kurabiyesi. Çikolata ile kaplanmış küçük tatlı bisküvi.

Fortune cookies : Yiyen için içerisinde küçük bir kehanet içeren çin pastası. İçinden fal çıkan kurabiyeler. Talih pastaları.

Sesame cookies : Susamlı bisküvi. Susam tohumları içeren büskivi. Susam tohumları ile kaplanmış bisküvi.

Anise cookie : Anasonlu çörek.

Fortune cookie : Talih kurabiyesi. Yiyen için içerisinde küçük bir kehanet içeren çin pastası. Talih pastaları. Şans kurabiyesi. İçinden fal çıkan çin kurabiyeleri. Fal kurabiyesi.

Cooking utensil : Yemek pişirme malzemesi. Mutfak aletleri. Mutfak takımı.

Cooking : Yemek pişirme sanatı. Pişirme. Yemeklik. Yemek yapma. Yemek pişirme. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mutfak. Yemek pişirmede kullanılan. Pişirmek işi. arpa, mısır ve patates gibi bazı yemlerin kimyasal ve/veya fiziksel özelliklerini değiştirmek veya sterilize etmek amacıyla sulu ortamda ısıtma işlemi. Aşırı açındırma.

Cooking outfit : Yemek pişirme aletleri.

Cooking utensils : Mutfak aletleri.

Cookings : Yemek pişirmede kullanılan. Aşçılık. Yemeklik. Pişirme. Yemek pişirme. Yemek pişirme sanatı. Pişim. Mutfak. Yemek yapma.

İngilizce Cookies Türkçe anlamı, Cookies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cookies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cub : Hayvan yavrusu. Yavru. Aslan. Yavru ayı veya aslan veya kaplan veya tilki. Yontulmamış genç. Yavrulamak. Acemi. Terbiyesiz genç. Yavrukurt. Enik.

Cookey : (argo terim) belirli bir doğası olan kişi (örneğin, “o zeki bir kişi.). (bilgisayar) bir internet sitesi tarafından kullanıcının sabit diskine gizlenen dosya (kullanıcı hakkında kişisel bilgiler içerir ve internet reklamcılığı için hedef kitleler geliştirmek için kullanılır). Çiftlikte yemek pişirmek. Kampta yemek yapmak. Düz tavada pişirilen küçük tatlı kek (ayrıca cooky, cookie).

Greenhorn : Alafranganın bebesi. Acemi kimse. Acemi çaylak. Toy. Acemi. Ahmak. Saf.

Bozo : Aptal. Hödük. Mankafa. Ahmak. Salak. Herif. Geri zekalı.

Shortcakes : Gevrek. Yassı bir tür hamur işi. Bu hamur işiyle yapılan meyveli ve tatlı bir yiyecek.

Bickie : Düz tavalarda pişirilen küçük tatlı kek. (britanya argosu) bisküvi.

Boiling : Kaynar. Haşlama. Kaynatan. Kaynayan. Kavurucu. Çok sıcak. Köpüren. Kaynatma. Bir sıvının doygun buhar basıncının bulunduğu ortamın basıncına denk olduğu durumda, kabarcık oluşumuyla birlikte buhar evresine geçişi.

Busters : Herif. Zorla açan kimse. Alem. Cümbüş.

Frying : Kızartma.

Cuisine : Aşçılık. Yemek pişirme yöntemi. Mutfak.

Cookies synonyms : tenderization, tenderisation, fusion cooking, dolling, beginner, somebody, bimbo, novice, cake, somebodies, baby, bean, tea biscuit, babby, bun, shortbread, blokes, one of, bozos, tiro, roasting, one, witch, ones, babies, pie, simmering, shortcake, someone, cupcake, percolation, toasting, cooky.

Cookies zıt anlamlı kelimeler, Cookies kelime anlamı

Raw : Derisi soyulmuş. Acemi. Açık saçık. Hamlık. Açık yara. Taze. Soğuk. Toy. Ham.