Frying türkçesi Frying nedir

Frying ile ilgili cümleler

English: Ali is frying an egg.
Turkish: Ali bir yumurta kızartıyor.

English: Do you have a bigger frying pan?
Turkish: Daha büyük bir tavan var mı?

English: Finish frying the potatoes.
Turkish: Patatesleri kızartmayı bırak.

English: Ali burned his fingers on a hot frying pan.
Turkish: Ali sıcak bir kızartma tavasında parmaklarını yaktı.

English: Ali put the frying pan on the stove.
Turkish: Ali tavayı ocağa koydu.

Frying ingilizcede ne demek, Frying nerede nasıl kullanılır?

Frying pan : Tava. Kızartma tavası.

Frying test : Kızartma deneyi. Etlerde kokuşmanın tespiti için yapılan pratik testlerden biri.

Deep frying pan : Derin kızartma tavası. Fritöz.

Deep frying : Derin tavada kaynayan yağda kızartma. Derin yağda kızartma.

Fryings : Kızartma.

Stir fry : Vogda kızartmak. Wok'ta karıştırarak kızartmak.

Deep fry : Kızartmak. Fritözde pişirmek. Fritözde kızartmak. İçinde bol miktarda yağ olan derin kapta kızartmak. Yağda kızartmak.

Fry : Kızartmak. Çoluk çocuk. Kızarmak. Kızartılmış yiyecek. Kızartma. Yavru balık. Elektrikli sandalyede idam etmek. Yağda kızartmak. Larva devresini tamamlamış, ana babaya benzer karakterleri kazanmış ve balıkçık büyüklüğüne kadar olan balık. Yağda kızarmak.

 

Have other fish to fry : Yapacak başka işleri olmak. Başka sorunlarının olması. Yapacak daha ilginç şeyleri olmak. Aklında başka bir şey olmak. Yapacak daha iyi kazançlı bir işi olmak. Başka bir işi olmak. Yapacak daha önemli bir işi olmak. Yapacak daha önemli işleri olmak. Daha önemli bir işi olmak. Yapacak başka işlerinin olması.

Varian fry : İnsanları nazi zulmünden kurtaran amerikan kurtarma komitesi'nin kurucusu. (1908-1967) ıı. dünya savaşı esnasında fransa'da sıkışıp kalan yahudileri abd'ye kaçıran amerikalı.

İngilizce Frying Türkçe anlamı, Frying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sauteing : Soteleme.

Cookery : Yemek pişirme sanatı. Mutfak. Aşçılık.

Fry : Kızarmak. Kızartılmış yiyecek. Yavru balık. Elektrikli sandalyede idam etmek. Yağda kızartmak. Larva devresini tamamlamış, ana babaya benzer karakterleri kazanmış ve balıkçık büyüklüğüne kadar olan balık. Önemsiz şey. Kavurmak. Çoluk çocuk.

Toasting : Sağlığına içmek. Kızarmak. Yanmak. Şerefine içmek. Kadeh kaldırmak. Isıtmak. Kızartmak.

Fried : Kavurma. Tava yapılmış. Yağda kızarmış. Yağda pişirilmiş. Sarhoş. Kızartılmış. Kızarmış.

Roasted : Közlenmiş. Söğülme. Kavrulmuş (kahve). Fırınlanmış. Kavurma. Kavrulmuş. Közleme. Kızartılmış. Kızarmış.

Fried food : Tava. Yağda pişirilmiş olan gıda maddesi. Kızartılmış yiyecek.

Roast : Rosto. Fırında kızartmak. Kızartmak. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Azarlamak. Karbonat, sülfür vb. cevherleri özel fırınlarda, yüksek sıcaklıktaki hava ile tepkimeye sokarak oksitlerine dönüştürme. Haşlandıktan veya kızartıldıktan sonra dilim dilim kesilerek servisi yapılan yağsız sığır eti. Kızartma et. Kavurmak.

 

Cooking : Aşırı açındırma. Yemek pişirme sanatı. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Pişim. Yemek yapma. Pişirme. Açındırmarcın duyarkat üzerinde gereğinden uzun etki göstermesinden ortaya çıkan açındırma kusuru. Aşçılık. Pişirmek işi. arpa, mısır ve patates gibi bazı yemlerin kimyasal ve/veya fiziksel özelliklerini değiştirmek veya sterilize etmek amacıyla sulu ortamda ısıtma işlemi. Mutfak.

Frying synonyms : fryings, preparation, rubefaction, torrefaction, roasting.

Frying ingilizce tanımı, definition of Frying

Frying kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The process denoted by the verb fry.