Onstage türkçesi Onstage nedir

  • Sahne üzerinde.
  • Göstericilerin seyirciler önünde rol oynadıkları tiyatro alanı üzerinde.
  • Sahne.
  • Sahnede.

Onstage ingilizcede ne demek, Onstage nerede nasıl kullanılır?

Acid dissociation constant : Bir asidin proton kaybetme eğilimini gösteren bir sabite, ka. Asit iyonlaşma sabitesi.

Affinity constant : Çekim sabiti. İki molekül arasındaki bağlanma gücünün ölçülmesinde kullanılan sabit değer. affinite sabiti.

Arbitrary constant : Keyfi sabit.

Attenuation constant : Zayıflatma sabiti. Atenüasyon katsayısı. Atenüasyon sabiti.

Avagadro constant : Avagadro sabiti.

Constable : New york eyaletinde yerleşim yeri. Polis memuru. Sakçı memuru. Taşra polisi. Polis memuru (brit). Emniyet mensubu. Polis memuru (ingiliz ingilizcesi). Yüksek memur. Polis.

Cell constant : Hücre değişmezi. Göze durganı. Bir iletkenlik gözesinde, elektrotlar arasındaki uzaklığın elektrotların yüzey alanına oranı. Hücre sabiti.

Character constant : Karakter değişmezi.

Avogadro constant : Avogadro değişmezi. Avogadro sayısı. Avogadra sabitesi. Bir özdecik gramdaki özdecik sayısı : 6,02 x 10(...). Avogadro sabiti.

Constabularies : Polis teşkilatı. Jandarma. Zabıta. Polisin yetki alanı. Polis örgütü.

İngilizce Onstage Türkçe anlamı, Onstage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Onstage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Stage : Safha. Sahne yaşamı. Tiyatro sahnesi. Tiyatro. Kademe. Konak. Tertip etmek. Aşama. Radyo ya da televizyon almacındaki çeşitli elektronik birlikleri belirten terim. Menzil.

Setting : Ayar. Ortam. Kurma. Dekor. Başlama. Testere diş çaprazını ayarlama. Bileme. Batma. Koyma. Sertleşme (çimento vb.).

Settings : Batış. Bileme. Set. Dizme. Testere diş çaprazını ayarlama. Bir kişilik yemek takımı. Beste. Hikayenin geçtiği yer. Ayarlar. Sertleşme (çimento vb.).

Bandstand : Bando için yapılmış yer. Bando yeri. Müzik topluluğu için yapılmış yüksek yer. Açık havada çalan müzik topluluklarına özgü ve çoğu zaman üstü kapalı platform. Orkestranın yeri.

Boards : Kitabın kapakları.

Scene : Olay yeri. Dolaylı ya da uzancalı yordamlarda kullanılan görünülü sınarlarda tutumsal bir içeriği olan görsel anlatım. Görünçlük. Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerinin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim. bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel olarak yapılmış ve genellikle yükseltilmiş oylum ya da alan. Rezalet. Patırtı. Mizansen. Bir ya da daha çok çekim içinde gerçekleştirilen, aynı kişileri aynı bezem içinde gösteren, çekim ile ayrım arasında yer alan film parçası (bazen çekim yerine de kullanılır). tv. bir televizyon oyununun, aynı kişileri aynı bezem içinde veren bölümü. sinema/tv. dış dünyanın film ya da televizyon oyununda yer alan herhangi bir görünüşü. işliğin, düzlüğün, üzerinde bezem kurulmuş, çalışma yapılan bölümü. Oyunluk.

 

Bemas : Üzerinde sunak bulunan yüksek platform (kilisede). Ortadoks kiliselerinde mihrabın önünde yer alan kürsü. Platform. Yalnızca ruhban sınıfının kullanabildiği kutsal mekan. Podyum. Kürsü. Hıristiyan bazilikalarında kutsal yönü belirleyen (doğu) apsisin önünde yer alan.

Arenas : Arena. Meydan. Arenalar. Alan. Mücadele alanı.

Bema : Üzerinde sunak bulunan yüksek platform (kilisede). Ortadoks kiliselerinde mihrabın önünde yer alan kürsü. Yalnızca ruhban sınıfının kullanabildiği kutsal mekan. Podyum. Hıristiyan bazilikalarında kutsal yönü belirleyen (doğu) apsisin önünde yer alan. Platform. Kürsü.

French scene : Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerinin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim. bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel olarak yapılmış ve genellikle yükseltilmiş oylum ya da alan.

Onstage synonyms : scenic, arena, bemata, bandstands, scenes.

Onstage zıt anlamlı kelimeler, Onstage kelime anlamı

Offstage : Sahne arkasında olan. Sahne arkası. Sahnenin ya da dekorun dışı. Kulis. Sahne dışı.