Operas türkçesi Operas nedir

Operas ile ilgili cümleler

English: I'm addicted to soap operas.
Turkish: Pembe dizi bağımlısıyım.

English: Tom caught Mary secretly watching soap operas at night.
Turkish: Tom, Mary'yi geceleyin gizlice pembe dizi seyrederken yakaladı.

English: Rossini covered himself with several blankets while he compose his operas.
Turkish: Rossini operalarını bestelerken kendini birkaç battaniye ile örttü.

Operas ingilizcede ne demek, Operas nerede nasıl kullanılır?

Tryphluoperasin : Güçlü kusma önleyici etkinliğe sahip, piperazinli fenotiyazinler grubundan nöroleptik bir ilaç. Trifluoperazin.

Opera ballet : Çeşitli ezgileri kapsayan bale. Bale operası.

Opera buffa : Güldürücü ezgilerden ve tiplerden kurulu, daha çok ezgilere dayalı opera. Güldürücü opera.

Opera cloak : Gece elbisesi ile giyilen pelerin. Pelerin (bayan).

Opera comique : Operakomik.

Opera composer : Opera müziklerini besteleyen sanatçı. Opera bestecisi.

Opera librettist : Opera türünün sözlerini yazan kimse. Opera yazarı.

Opera hat : Silindir erkek şapkası. Katlanır silindir şapka. Silindir şapka.

Opera singer : Müzikal oyunlarda yer alan güçlü sesi olan oyuncu-şarkıcı. Opera oyuncusuna verilen ad. Opera şarkıcısı. Opera sanatçısı. Opera tekniğiyle şarkı söyleyen sanatçı. Lirik oyuncu.

 

Comic opera : Gülünçlü opera. Operakomik. Bestelenmiş konuşmaları içeren, gülünç bir kişiyi ya da durumu işleyen opera türü. Komik opera. Güldürücü opera.

İngilizce Operas Türkçe anlamı, Operas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Operas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fly : Saçılmak. Uçurmak. Uçuş. Uçakla gitmek. Uçup gitmek. Fırlamak. Akıp gitmek (zaman). Dalgalanmak (bayrak). -den kaçmak.

Run : Otlatmak. Akmak. Sızmak. Kaçmak. Çalıştırmak. İşletmek. Sürmek. Adaylığını koymak. Geçerli olmak. Koşarak geçmek.

Pedal : Ayakçak. Ayaklık. Pedal. Pedala basmak. Pedal çevirmek. Gaz pedalı. Ayağa ait. Pedalla işletmek. Bisiklete binmek.

Pilot : Kılavuzluk etmek. Yedek. Kullanmak. Deneme yayını. Deneme. Yol göstermek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uçak kullanmak. Rehber. Kılavuz.

Financier : Yatırım finansmanı uzmanı. Maliyeci. Yatırımcı. Paraya ilişkin işleri yöneten. anamal işlemleriyle uğraşan kişi. devletin para işleri örgütünde çalışan kişi. Banker. Sermayedar. Finanse etmek. Finansör. Finansçı. Anamalcı.

Turn : Sapmak. Devir. Hastalık nöbeti. Eğilim. Faydalanmak. Çevirmek. Üstüne tutmak. Dansçının dönmesi. Ters dönmek. Atlatmak.

Synchronize : Senkronize olmak. Eşzaman kılmak. Aynı anda olmak. Aynı zamanda vaki olma, birlikte hareket etme ve işleme, aynı tarihe ve saate tesadüf ettirme. Senkronize etmek. Aynı zamana ayarlamak. Sesi birbirine ayarlamak. Eşzamanlamak. Eşlemek (film).

Work : Başarılı olmak. Yapıt. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Çalışmak. Oynamak. Görev. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Eser. Oynatmak. Koparmak (para).

 

Gate : Boğaz. Filmin alıcı ve göstericide pencere önünden düzgün geçmesini sağlamak için yapılmış, film enine uygun dar geçit. Bir ya da birden çok girişi ve bir çıkışı olan mantıksal öğe. bk. ve geçidi, ya geçidi. Kapıyı gösterme. Geçit. Kapak. Patika. Bahçe kapısı. Giriş kapısı. Kapı.

Aviate : Uçak kullanmak. Uçak çalıştırmak. Pilotluk yapmak.

Operas synonyms : master, drive, operatic, opera, warm up, grand opera, submarine, manipulate, control, synchronise, treadle, relay, opus, dial, direct, block.

Operas zıt anlamlı kelimeler, Operas kelime anlamı

Malfunction : Tekleme. Teklemek. Kullanım dışı kalmak. Malfonksiyon. Tutukluk. Kötü çalışmak. Kötü çalışma. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Arızalı çalışma. Arıza.

Inoperative : Geçersiz. İşlemeyen. Tesirsiz. İşlemez. Çalışmayan. Etkisiz. Boş. Hükümsüz. İşlemeyen bozuk.