Operating expenses türkçesi Operating expenses nedir

  • İşletmeye dahil olan masraflar.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Etkin olması gereken giderler.
  • İşletme masrafları.
  • Faaliyet giderleri.
  • İşletmenin ana çalışma alanına ilişkin pazarlama, dağıtım, araştırma-geliştirme ve genel yönetim gibi tüm giderleri. krş. faaliyet dışı giderler.
  • İşletme giderleri.

Operating expenses ingilizcede ne demek, Operating expenses nerede nasıl kullanılır?

Operating : Ölçüm yapma. İşlem. Çalıştırma. Faaliyet yürüten. Faaliyette bulunan. İşleten. Kullanma. İşletme. İşletim. Ameliyat.

Expenses : Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler. Giderler. Lağım giderleri. Harcamalar. Lağımların yapımı için harcanan paraların karşılıkları sağlanılmak üzere kişilerce belediyelere ödenen katılma payı. Harç. Masraflar.

General operating expenses : Genel işletme giderleri. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşletme genel giderleri. Genel işletme masrafları. Satış-aşınma payı yönetim, kira, vergi, onarım, bakım ve yapım giderlerinin tümü. Faaliyet giderleri. İşletmenin ana çalışma alanına ilişkin pazarlama, dağıtım, araştırma-geliştirme ve genel yönetim gibi tüm giderleri. krş. faaliyet dışı giderler.

Non operating expenses : İşletmenin ana çalışma alanı ile doğrudan ilgili olmayan, faiz gideri ya da duran varlık satış zararları gibi alanlara ilişkin giderler. krş. faaliyet giderleri. Faaliyet dışı giderler.

 

Operating budget : Cari bütçe. İşletme bütçesi. Faaliyet bütçesi. İşletim bütçesi. Cari gelir ve gider bütçesi. Faaliyet bütçelemesi. Bir organizasyonun planlanmış satışlar, üretim, nakit akımı gibi gelecekteki ticari etkinliklerine ilişkin finansal gereksinimlerin tahmini.

Operating capital : Masrafları kapatmak için kullanılan gelir. Bir işletme çalıştırmak için kullanılan para. İşletme sermayesi.

İngilizce Operating expenses Türkçe anlamı, Operating expenses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Operating expenses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Business expenses : İş giderleri.

Operating costs : İşletme maliyetleri. Değişken maliyet. İşletme maliyeti. Üretim hacmine bağlı maliyet.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Operating expense : İşletme masrafı. Faaliyet gideri. İşletme maliyeti.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Operating expenses synonyms : expenses of operating, abnormal budget receipts, a shift in demand, working expenses, general operating expenses, overheads, a group shares, administrative expenses, running cost, operational expenditure, a type mutual funds, abnormal budget, a change in individual demand, abnormal budget expenditures, ability rent, a shift in supply.