Optical constants türkçesi Optical constants nedir

  • Işıksal değişmezler.
  • Bir özdeğin soğurum katsayısı, kırıcılık göstergesi gibi ışıksal özelliklerinin anlatımında kullanılan değişmez sayılar.
  • Optik sabitler.
  • Fizik alanında kullanılır.

Optical constants ingilizcede ne demek, Optical constants nerede nasıl kullanılır?

Optical : Işıksal. Göz. Görme ile ilgili. Görme. Gözle veya ışık vasıtasıyla işleyen. Görüş. Optikle ilgili. Işıkbilimsel. Optik.

Constants : Konstant.

Optical aberration : Sapınç. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir noktadan gelen ışınları tanı olarak bir noktada toplayamayan mercek ya da ayna gibi ışıksal araçların kusuru. Işıksal sapınç. Merceklerin görüntüyü oluşturmalarında ortaya çıkan kusurlar. (başlıca sapınçlar, renkser, yuvarsal, fıçı sapması, yastık sapmasıdır). Görme hatası. Optik aberasyon. Işık sapıncı.

Optical activity : Optik aktivite. Işıksal etkinlik. Örütlerindeki atomların sağ -sol düzenlenişi ya da moleküllerindeki bakışımsızlık nedeniyle kimi özdeklerin içlerinden geçen ışığın ucaylanma düzlemini döndürmesi. Optik etkinlik. Optikçe aktiflik. Işıkça etkinlik. Polarize ışık demetinin, bir optik izomerin çözeltisi içinden geçirildiği zaman ışık demetinin çözeltideki optik izomere bağlı olarak sağa veya sola çevrilmesi. Kimi özdeklerin ya da çözeltilerinin ucaylı ışığın titreşim düzlemim döndürmesi. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Işınsal etkinlik.

 

Optical axis : Işık ekseni. Merceğin, üzerinde bakışımlı olarak bulunduğu doğru; merceğe dikey gelen ışığın ikiye bölünmediği doğru. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Asal eksen. Optik eksen. Yuvarsal bir merceğin ya da aynanın yüzey özeğinden ve ışıksal özeğinden geçen doğru.

Optical bus : Optik veriyolu. Işıl veriyolu.

İngilizce Optical constants Türkçe anlamı, Optical constants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Optical constants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accelerometer : Hızlanmayı. Hızlanma ölçer. İvmeyi ölçen. İvmelenmeyi ölçen cihaz. İvme ölçme aleti. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). İvmeyi ölçen aygıt. Akselerometre. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt.

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Acoustic feedback : Akustik geribesleme. Hoparlör geri beslemesi. Ses geribeslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi.

Absorption loss : Emme yitiği. Emme kaybı. Emme yitmesi. Soğurum yitimi. Absorpsiyon kaybı. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Soğurma kaybı.

Absorption band : Soğurma bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Absorpsiyon bandı. Soğurum kuşağı.

 

Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Absolute units : Saltık birimler. Temel kütle. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Salt birimler.

Acoustic absorptivity : Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses emiciliği katsayısı. Ses soğurganlığı. Ses emiciliği.

Absolute magnitude : Mutlak büyüklük. Saltık büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü.

Optical constants synonyms : absorptivity, absorption edge, absolute zero, absorptiometer, abcoulomb, abampere.