Oral test türkçesi Oral test nedir

  • Sözlü yoklama.
  • Sözlü.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Sınav.
  • Öğrencilerin, işlenen konular ya da üniteler çerçevesinde kazandıkları bilgi ve beceri yönünden durumlarını; düşünme ve kavrayış bakımından olgunluk derecelerini anlamak ve değerlendirmek amacıyla, soru-yanıt yönteminden yararlanarak yapılan küçük sınav.

Oral test ingilizcede ne demek, Oral test nerede nasıl kullanılır?

Oral : Oral. Oral yolla. Sözlü. Ağızla ilgili. Konuşma yoluyla çağdan çağa, kuşaktan kuşağa aktarılan boşinanç. bk. boşinanç. krş. sözlü gelenek, sözlü görenek. Ağızdan. Sözel. Şifahi. Ağızdan söylenen. Ağızdan alınan (ilaç).

Test : Araştırmak. Teste tabi tutmak. Denetim. Kontrol etmek. Çözümleme. Kişilerin yetenek, bilgi ve becerileri ile anıklıklarını ölçmeye yarayan herhangi bir araç ya da yöntem. zihinsel bir çalışmanın niteliğini belirtmek ve saptamak amacıyla yapılan nesnel olarak değerlendirilebilen sınav sorularının tümüne verilen ad. sınav. (not: fr., ing. test karşılığı ruhbilim terimleri sözlüğü'nde ölçer terimi önerilmiştir.). Deneme. Sert kabuk (böcek vb.). Denemek. Test.

Oral anticoagulans : Karaciğerde yapılan pıhtılaşma faktörlerinin üretimini bozarak dolaylı yoldan pıhtılaşma engelleyici etkiye neden olan ve ağız yoluyla kullanılan ilaçlar. Oral antikoagülanlar.

 

Oral cavity : Ağız boşluğu. Oral boşluk. Ağız içindeki boşluk. Ağıziçi boşluğu.

Oral contraceptive : Doğum kontrol hapı. Oral kontraseptif. Gebe kalmayı önlemek için ağızdan alınarak kullanılan ilaç.

Oral contract : Şifahi akit. Sözleşme. Şifahi sözleşme. Sözlü kontrat. Sözlü anlaşma.

İngilizce Oral test Türkçe anlamı, Oral test eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oral test ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unwritten : Yazılmamış. Kitaba geçmemiş. Yazısız. Geleneksel. Yazılı olmayan.

Engaged to be married : Adaklı. Nişanlı.

Abulia : İstem yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Kayıtsızlık. Abuli. İrade kaybı. Abulya. İrade yitimi. İstenç yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı.

Testings : Test etme. Deney. Test. Deneme. Deneme yapma. Sondaj. Deneyden geçirme. Sınama. Test yapma.

Fiancee : Nişanlı kız. (kız) nişanlı. Nişanlı (kız). Yavuklu (kız). Nişanlı.

Achievement tests : Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri.

 

Blue : Açık saçık. Çivit. Kederli. Mavi. Müstehcen. Çürümüş. En iyi doğrusal yansız tahminci. Canı sıkkın. Maviye boyamak.

Bluer : Deniz. Müstehcen. Çürümüş. Canı sıkkın. Açık saçık. Çarçur etmek. Çivit. Maviye boyamak. Çivitlemek.

Fiancees : (kız) nişanlı. Nişanlı. Nişanlı kız. Nişanlı (kız). Yavuklu (kız).

In words : Yazıyla.

Oral test synonyms : bluest, parols, nuncupatory, recitation, academy of economic and commercial sciences, a priori knowledge, active school, academic preparation, achromatopsia, furnaces, academic year, academic intelligence, spoken, fiances, achievement age, orals, exam, examination, academy, abstract intelligence, abnormal child, tests, furnace, accustoming, exams, trials, parol, examen, oral examination, oral, nuncupative, test, ability group.