Orb türkçesi Orb nedir

Orb ile ilgili cümleler

English: A long time ago, Europeans thought that the Sun was orbiting the Earth.
Turkish: Uzun zaman önce, Batılılar Güneş'in Dünya'nın yörüngesinde döndüğünü sanıyorlardı.

English: By 1845, Le Verrier had become interested in the motion of the planet Uranus. Uranus did not have the orbit scientists expected it to have based on their mathematical calculations.
Turkish: 1845'e kadar Le Verrier Uranüs gezegeninin hareketiyle ilgilendi. Uranüsün bilim adamlarının onların matematiksel hesaplarına dayalı bir yörüngesi yoktu.

English: He did not go into Earth orbit.
Turkish: O, dünya yörüngesine gitmedi.

English: Galileo discovered that the Milky Way is made of many stars and that the Moon has hills. He discovered four moons in orbit around Jupiter, which are now known as the Galilean satellites.
Turkish: Galileo Samanyolunun birçok yıldızlardan oluştuğunu ve ayın tepeleri olduğunu keşfetti. Şimdi Jüpiter'in yörüngesinde Galile uyduları olarak bilinen dört uyduyu keşfetti.

English: Ceres is located 415 million kilometers from the Sun and revolves around the Sun in an orbit between Mars and Jupiter.
Turkish: Ceres, güneş'ten 415 milyon kilometre uzaklıkta bulunur ve Mars ile Jüpiter arasındaki bir yörüngede güneş'in etrafında döner.

 

Orb ingilizcede ne demek, Orb nerede nasıl kullanılır?

Orb web : Halkasal ağ tellerinin, merkezden gelen ışınsal tellerle desteklendiği, örümceklerin en iyi bilinen ağ şekli. Tekerlek örümcek ağı.

Orbed : Göz. Daire. Küre. Göz küresi. Gök cismi. Kuşatmak. Çevrelemek. Gözbebeği. Küre şeklinde yapmak.

Orbicular : Yuvarlak. Küresel. Küre biçiminde. Dairesel. Küre şeklinde. Orbikular. Yusyuvarlak.

Orbicularis : (anatomi) orbiküler. Orbiküler. Vücut boşluğunu çevreleyen dairesel kas (örn. göz, ağız).

Orbicularity : Yuvarlaklık. Dairesel biçim. Sirküler biçim.

Orbiculate : Orbikulat.

Orbing : Büyük bir balon topun içinde özel hazırlanmış hafif eğimli bir arazide yuvarlanmak suretiyle yapılan spor.

Orbison : Roy orbison (1936-1988). Rock and roll'un öncüsü. Yumuşak bir tenör sesine sahip abd'li şarkıcı ve söz yazarı. Bir soyadı.

Orbital : Yörüngemsi. Atom çekirdeği çevresinde bir elektronun bulunma olasılığının dağılımını veren ve nicem kuramına göre hesaplanan matematiksel izlev. Dolancal. Yörüngede. Göz. Yörüngeye ait. Orbital. Yörüngeç. Tek eksiciğin çekinler çevresinde bulunduğu yerlerin olasılıkları dağılımını, dolaylı olarak veren nicemsel dalga işlevi. Yörüngesel.

Orbicularly : Dairesel olarak. Sirküler bir şekilde. Halka şeklinde.

İngilizce Orb Türkçe anlamı, Orb eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orb ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pupilar : Öğrenci.

 

Ensphered : Bir küreye yerleştirmek. Küre içine alınmış. Küre şekli vermek. Küreselleştirmek. Küre şekli verilmiş.

Camphor ball : Güve bilyası. Naftalin bilyası.

Circuit : Etrafında dönmek. Dolaşıp aynı noktaya gelen yol. Halka. Gezici hakim. Daire çevresi. Tur atmak. Dolaşmak. Devre. Turne. Devre (elektronik terimi).

Enspheres : Bir küreye yerleştirmek. Küre şekli vermek. Küre içine almak. Küreselleştirmek.

Cincturing : Kemer. Dolamak. Pervaz. Kuşak. Sarmak.

Bulbus oculi : Sklera, koroit ve retinadan oluşan küre biçimindeki yapı, bulbus okuli. Bulbus okülü. Gözyuvarı.

Begirt : Etrafını çevirmek. Sarmak.

Ball : Balo yapmak. Yuvar. Misket. Yumak. Devinimli iki yüzey arasındaki sürtünmeyi azaltmak için kullanılan küçük top. Alantopu oyununa özgü, çapı 6,67 cm. ile 6,35 cm. arasında, ağırlığı 56,70 g. ile 58,47 g. arasında, üzeri yünlü bezle kaplı lastik yuvarlak. Balo. Gülle. Bilye. Top.

Orb synonyms : crystal ball, time ball, closed disc, pellet, cinctures, besieges, cells, celestial bodies, bolus, bound, apple of eye, bottle up, cuddy, closed circular region, englobed, cubby, globe, blinkering, pupils, bureaus, cincture, circle, circling, oculus, blockaded, englobe, beleaguers, beleaguer, bulbus, eyeballed, cubbies, apple of the eye, globed.

Orb ingilizce tanımı, definition of Orb

Orb kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A blank window or panel. A globe. A sun, planet, or star. Especially, one of the celestial spheres. To form into an orb or circle. A spherical body. To become round like an orb.