Orbited türkçesi Orbited nedir

  • Yörüngede dönmek.
  • Yörüngeye oturmak.
  • -in etrafında bir yörüngede dönmek.
  • Yörüngeye oturtmak.
  • Yörünge izlemek.
  • Yörüngesine almak.
  • Yörüngeye yerleşmek.
  • Yörünge.
  • Yörüngeye sokmak.
  • Rota izlemek.

Orbited ile ilgili cümleler

English: Laika orbited Earth for seven days.
Turkish: Laika yedi günde Dünyanın etrafında tur attı.

Orbited ingilizcede ne demek, Orbited nerede nasıl kullanılır?

Orbitectomy : Orbitektomi. Göz çukuru içinde bulunan tümör ve çevreden gelen metastazları uzaklaştırırken göz ve çevresindeki dokuların tam veya kısmi olarak uzaklaştırılması.

Orbiter : Yörünge izlemesi için tasarlanmış olan şey (uzay gemisi veya uydu hakkında). Uydu. Belirli bir yörünge üzerinde ilerleyen bir şey.

Orbiters : Belirli bir yörünge üzerinde ilerleyen bir şey. Yörünge izlemesi için tasarlanmış olan şey (uzay gemisi veya uydu hakkında). Uydu.

Sorbite : Sorbit.

Orbit of the eye : Göz çukuru. Kafatası içinde göz küresini tutan yuvarlak çukur.

Absolute orbit : İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge. Salt yörünge.

Orbit sharing : Yörünge paylaşımı.

Bohr orbit : Bohr dolancası. Bohr yörüngesi. Eski nicem kuramında, eksiciğin çekin çevresinde çevrimsel olarak devinirken geçtiği noktalardan oluşan kapalı eğri. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir öğecik çekirdeğinin çekim alanında dolanan bir eksiciğin ya da güneş gibi büyük bir kütlenin, çekim allanında dolanan bir uydunun izlediği kapalı yörünge.

 

Delocalizer orbit : Yaygın yörünge.

Clarke orbit : Clarke yörüngesi. Yüksek irtifada dünyayı yörüngesine alan sabit iletişim uyduları sistemi (adını konseptin mucidi bir bilimkurgu yazarı olan arthur c. clarke'tan almaktadır).

İngilizce Orbited Türkçe anlamı, Orbited eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orbited ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Orbital : Tek eksiciğin çekinler çevresinde bulunduğu yerlerin olasılıkları dağılımını, dolaylı olarak veren nicemsel dalga işlevi. Yörüngesel. Atom çekirdeği çevresinde bir elektronun bulunma olasılığının dağılımını veren ve nicem kuramına göre hesaplanan matematiksel izlev. Göz çukuruna ait. Orbital. Dolanca (kapalı yörünge) ile ilgili. Yörüngeye ait. Göz çukuru. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Orb : Çevrelemek. Küre. Daire. Küre şeklinde yapmak. Gök cismi. Gözbebeği. Kuşatmak. Gökcismi. Göz. Göz küresi.

Paths : Patika. Yol. Pist. Meslek.

Trajectory : Münhani. Atılan bir nesnenin düzenek yasalarına göre çizdiği eğri. Gidim izi. Gidişat. Devinen bir nesnenin izlediği yol ya da çizgi. Mermi yolu. Eğri. Eğri yörünge. Gidimizi.

Route : Hat. Rota. Belli bir kanaldan yollamak. Her zamanki yol. Herzamanki yol. Belirli bir yolla göndermek. Tarik. Sevk etmek. Göndermek. Nakletmek.

Circle : Kuşatmak. Devretmek. Çevrelemek. Atma döngüsü. Çevresini dolaşmak. Çark etmek. Daire içine almak. Çember. Etrafına daire çizmek. Daire.

 

Path : Patika. Hayat biçimi. Meslek. Çığır. Keçi yolu. Yol. İzlek. İz. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.

Retrograde : Kötüye giden. Yozlaşmak. Dejenere olmak. Geriye doğru giden. Gerilemek. Kötüleşen. Tersine giden. Gerileyen. Geriye yönelik, geriye giden, gerileme gösteren. Geri gitmek.

Satellite orbit : İletişim uydularının dünya çevresini dolanırken izledikleri yol. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Apoapsis : Bir uydunun (gezegen, yıldız, vs.) yörüngesinde dönen cisimden en uzak olduğu yörünge noktası (astronomi).

Orbited synonyms : celestial orbit, periapsis, point of periapsis, point of apoapsis, revolve, trajectories, locus, itinerary, geosynchronous orbit, circulate, orbits, orbit, deferent.

Orbited zıt anlamlı kelimeler, Orbited kelime anlamı

Apoapsis : Bir uydunun (gezegen, yıldız, vs.) yörüngesinde dönen cisimden en uzak olduğu yörünge noktası (astronomi).

Unfruitful : Verimsiz. Meyvesız. Kısır. Meyvesiz. Başarısız. Bereketsiz.

Orbited antonyms : point of periapsis, point of apoapsis, periapsis.