Orbs türkçesi Orbs nedir

Orbs ile ilgili cümleler

English: Blotting paper absorbs ink.
Turkish: Kurutma kağıdı mürekkebi emer.

English: A sponge absorbs water.
Turkish: Bir sünger suyu emer.

English: Dry sand absorbs water.
Turkish: Kuru kum su emer.

English: Black cloth absorbs light.
Turkish: Siyah kumaş ışık emer.

English: A sponge absorbs liquids.
Turkish: Sünger sıvıları emer.

Orbs ingilizcede ne demek, Orbs nerede nasıl kullanılır?

Absorbs : Absorbe etmek. Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi). Kavramak. Emmek. Karşılamak (masrafı). Devralmak. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Yutmak. Özümsemek. İşgal etmek.

Adsorbs : Yüze çekmek. Sıvı. Adsorbe etmek. Yüze tutunmak. Tutunmak. Emmek. Yüzeyde toplamak. Gaz gibi bir maddeyi bir yüzey üzerinde yoğuşum şeklinde biriktirmek.

Reabsorbs : Tekrar emmek.

Sorbs : Üvez.

Orb web : Halkasal ağ tellerinin, merkezden gelen ışınsal tellerle desteklendiği, örümceklerin en iyi bilinen ağ şekli. Tekerlek örümcek ağı.

Orbicularis : Vücut boşluğunu çevreleyen dairesel kas (örn. göz, ağız). Orbiküler. (anatomi) orbiküler.

Orbiculate : Orbikulat.

Orbicularity : Dairesel biçim. Sirküler biçim. Yuvarlaklık.

 

Orbit : Ağınım kuvveti etkisi altında bulunan bir gökcisminin, uzayda izlediği kapalı yörünge. bir eksiciğin yük çekimi etkisinde öğecik çekirdeğinin çevresinde izlediği kapalı yörünge. Göz. Kuşlarda gözün çevresindeki deri. eklem bacaklılarda göz saplarının çıktığı çukur. 3.böceklerde bileşik gözün etrafındaki belirgin bölge. Yörüngede dönmek. Etki alanı. Yörüngeye oturtmak. İletişim uydularının dünya çevresini dolanırken izledikleri yol. Yörüngeye oturmak. Dolanca. Yörünge izlemek.

Orbicularly : Dairesel olarak. Halka şeklinde. Sirküler bir şekilde.

İngilizce Orbs Türkçe anlamı, Orbs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orbs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Capsule : Özlü. Çanak (laboratuvar ). Sıvıları buharlaştırmak için kullanılan, genellikle porselenden yapılmış kap. Bakterilerin en dışını örten şeker ve/veya şeker asidi polimerlerinden oluşan yapı. İlaç kapçığı. Kapsül içine almak. Kısa. Kapsül içine kapatmak. Bir organı, hücreyi, bakteriyi ya da bir yapıyı çevreleyen kese şeklindeki bir kılıf. Tohum zarfı.

Pupilar : Öğrenci.

Blockading : Kuşatma altına almak. Ablukaya almak. Kuşatma. Abluka altında tutmak. Abluka altına almak. Abluka. Abluka etmek. Blokaj.

Cinctures : Pervaz. Dolamak. Kuşak. Kemer. Sarmak.

Blinker : Çakar söner ışık. Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı). Başka araçları uyarmak için çakar ışıtaçlarını kısa aralıklarla yakıp söndüren elektrik dizgesi. İşaret lambası. Flaşör. Pırıldak. Flaş lambası (aut.). İşaret lambası (aut.). Flaş lambası. Çakar.

 

Fireball : Tam bir ateş topu. Şahap. Enerjik kimse. Nükleer patlamanın yanıcı merkezi. Ateş topu. Yerinde duramayan. Konuşurken hop oturup hop kalkan. Alev topu. Hır küpü. Akanyıldız.

Circ : Aşağı yukarı. Döngü. Yaklaşık (özellikle tarihlerle beraber kullanılan).

Blinkering : Çakar söner ışık. Atın göz siperi. Flaşör. Sinyal ışığı. İşaret lambası. Flaş lambası. Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı). Pırıldak. At gözlüğü.

Cubby : Odacık. Cep. Küçük oda. Çocukların korunma odası olarak kullanıldığı oda veya yer.

Spheres : Yerküre. Alan. Gökyüzü. Tabaka. Çevre. Yuvar. Katman. Sınıf.

Orbs synonyms : time ball, crystal ball, ballooned, compass, englobed, cubicle, circle, apple of the eye, begirt, dept, oculus, apple of eye, circuit, eye, circled, pupils, eyeballed, closed disc, circles, blockade, celestial body, pupillary, globe, blockades, board, ball, pellet, optic, departments, englobe, ensphered, enspheres, sphericus.