Adsorbs türkçesi Adsorbs nedir
- Yüze çekmek.
- Gaz gibi bir maddeyi bir yüzey üzerinde yoğuşum şeklinde biriktirmek.
- Tutunmak.
- Yüzeyde toplamak.
- Emmek.
- Sıvı.
- Adsorbe etmek.
- Yüze tutunmak.
Adsorbs ingilizcede ne demek, Adsorbs nerede nasıl kullanılır?
Adsorb : Yüze çekmek. Emmek. Adsorbe etmek. Yüzermek. Yüzeyde toplamak. Tutunmak. Yüze tutunmak. Sıvı. Gaz gibi bir maddeyi bir yüzey üzerinde yoğuşum şeklinde biriktirmek.
Adsorbable : Adsorbe olabilir. Emilebilir. Yüzerilebilir. Bir katı maddenin yüzeyine çekilebilir (kimya). Adsorbe edilebilir.
Adsorbate : Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Adsorblayıcı. Adsorban tarafından tutulan madde. Adsorbat. Yüzerilmiş. Yüze tutunan. Yüzeye tutunan. Yüzerik. Yüze tutma olayında, arayüzey bölgesinde derişimi artan evreyi oluşturan özdek. Bir özdeğin yüzeyine, kimyasal ya da fiziksel kuvvetlerle tutunmuş özdecikler.
Adsorbates : Yüzerik. Adsorblayıcı. Adsorbat. Yüzerilmiş. Tutunan. Yüzeye tutunan. Yüze tutunan.
Adsorbed : Emmek. Adsorbe edilmiş. Adsorbe etmek.
Adsorbents : Adsorban. Yüzeye tutan. Emici madde. Yüze tutan. Yüzeyine tutan. Yüzergen. Yüze tutulan. Yüzetutan. Emici.
Adsorbent : Emici. Yüzetutan. Yüzeyine özdecikleri çekip tutan, yüzerme eğilimi olan özdek. Yüzeyine tutan. Yüze tutulan. Yüzeye tutan. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Adsorban. Yüzeyindeki atom, yükün ya da moleküllerin denkleşmemiş kuvvetlerinin çekimiyle, az yoğun olan evredeki özdeğin bu yüzey üzerinde derişmesine yol açan katı ya da sıvı evre. Yüze tutan.
Adsorption : Atom, iyon veya moleküllerin katı bir yüzeye yapışarak tek moleküllü yeni bir yüzey tabakası oluşturması. herhangi bir canlının başka bir maddenin belli bir yüzeyine tutunması. Yüzeyde tutma. Biyoloji, fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir cismin yüzeyi üzerinde yabancı bir özdek yaygısı oluşumu. İki evrenin arayüzey bölgesinde, yoğunluğu az olan evrenin yüze tutan üzerindeki derişiminin, kendi yığın derişiminden daha çok olması. Yüzetutunum. Yüzerme. Yüze tutma. Yüzeyde toplanma. Emme.
Adsorbing : Emici. Adsorbe etmek. Adsorbe eden. Emen. Adsorbe edici. Emmek.
Adsorption chromatography : Adsorpsiyon kromatografisi.
İngilizce Adsorbs Türkçe anlamı, Adsorbs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Adsorbs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Clutch at : Yakalamak. - yakalamak. - kapmaya çalışmak. Yakalamaya çalışmak.
Cling to : Yanında kalmak. Sadık kalmak. Yapışmak. Sıkı sıkı sarılmak. İnançlı kalmak. Bağlanmak. Tırmanmak. Asılı kalmak.
Absorb : Almak (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). Emmek, içine çekmek, içine almak. Özümsemek. Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi). Kavramak. Anlamak. Çekmek. Absorbe. Bir madde veya sıvıyı emmek, içine çekmek, içine almak, yutmak, absorbe. Devralmak.
Learn : Öğrenmek.
Fluid : Belirli bir biçimi olmayan, kuvvet etkisinde oylumu, değişmeyen akıcı özdek. Değişken. Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. İstikrarsız. Sulu. Akışkan madde. Mayi. Su. Akıcı.
Occlude : Kapatma. Kapatmak. Absorbe etmek. Kapamak. Kesmek. Önlemek. Tıkamak. Emmek (gaz).
Caught : Bulaşmak. Tutmak. Kavramak. Takılmak. Yakalanmış. Çalışmak (mekanizma). Tokat atmak. Anlamak. Cezbetmek. Çekmek.
Liquid : Likit. Berrak. Akışkan. Seviye. Özdeğin su, yağ gibi, bulunduğu kalbin biçimini alan az sıkışabilir akışkan hali. Islak. Sıvı madde. Hemen paraya çevrilebilir. Mayi.
Imbibe : Öğrenmek. İçmek. Kapmak. Massetmek. Kafa çekmek. Soğurmak. İçine çekmek. Özümsemek.
Aqua : Deniz mavisi. Açık deniz mavisi. Losyon. Su. İspirto. Açık mavimsi yeşil. Açık mavi. Akua. Açık yeşilimsi mavi renk.
Adsorbs synonyms : aquae, reabsorb, drink in, fasten onto, fasten on, catches, softest, ichorous, imbibed, waters, take in, absorbs, catch, imbibes, occludes, larn, aspirating, cling, catch on, aspirate, plasma, hang on, adsorb, colloid, assimilate, liquids, soft, clung, adsorbing, acquire, get a toe hold, imbibing, ingest.
Adsorbs zıt anlamlı kelimeler, Adsorbs kelime anlamı
Emit : Atmak. Yayınlamak. Yaymak. Salmak. Yayımlamak. Vermek. Belirtmek. Yollamak. Neşretmek.
Bore : Canını sıkmak. Başını ağrıtmak. Sıkıntı. Sıkıcı tip. Oyu. Dert. Sondalamak. Sonda. Bela. Yüksek dalga.

Bu kısımda Adsorbs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Adsorbs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Adsorbs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Adsorbs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.