Orderings türkçesi Orderings nedir

Orderings ingilizcede ne demek, Orderings nerede nasıl kullanılır?

Borderings : Sınırdaş. Sınırlama. Kenar geçirmesi. Sınırlayan.

Ordering axiom : Sıralama aksiyomu.

Ordering bias : Sıralama yanlılığı. Düzen sapması. Bir öğeler kümesinin rasgele dağılıma göre gösterdiği sapmanın biçim ve ölçüsü. bu sapmanın ölçüsü, bir öğeler kümesinin düzenlenmesi için gerekli çaba konusunda verilecek karara ışık tutar.

Ordering relation : Matematikte büyüklükler arsındaki ilişki. Sıralama ilişkisi.

Well ordering relation : İyi sıralama bağıntısı.

Well ordering : İyi sıralama.

Bordering sea : Anadenizden adadizileri ya da sığ eşliklerle ayrılan, fiziksel ve kimyasal özellikleri bakımından karanın geniş ölçüde etkisi altında bulunan deniz alanı. Kenar deniz.

Bordering : Kenar geçirmesi. Benzer olmak. Demeye gelmek. Çerçevelemek. Bitişik olmak. Sınır komşusu olmak. Sınırlama. Sınırdaş. Kıyısı olan. Sınır koymak.

Total ordering : Tamsıralama.

Partial ordering : Kısmi sıralama. Sıralama bağıntısı. Tikel sıralama.

İngilizce Orderings Türkçe anlamı, Orderings eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Orderings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ordination : Sınıflandırma. Atanma. Papazlığa atanma töreni. Atanma ve kutsanma.

Fatten : Yağlanmak. Façasını almak. Yaşlanmak. Şişmanlatmak. Kilo aldırmak. Semirtme. Yağ bağlamak. Şişmanlamak. Hayvanın besi döneminin sonuna doğru yağ biriktirmesine yetecek kadar yoğun bir biçimde beslenmesi, tavlama. Semirmek.

Made to order : Uygun.

Composition : Birden çok bağımsız öğeden oluşan ve bileşenlerin kendi özelliklerini koruduğu toplu birlik. Dizgi. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. işlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması. Eserdeki düzeltme. Derleme. Terkip. Tahrir. Nitelik. Bir kimyasal bileşiği oluşturan öğelerin ya da daha yalın bileşiklerin nicel değeri. Batkı sözleşmesi.

Conjoin : Birleşmek. Birleştirmek. Bitiştirmek. Bağlamak. Bitişmek. Bağlanmak.

Customised : Siparişe göre yapılmış. Özel olarak değiştirilmiş (ayrıca customized). Özelleştirilmiş. İsteğe uyarlanmış. İsteğe göre uyarlanmış. Kişiselleştirilmiş.

Customized : Siparişe göre yapılmış. Özel olarak değiştirilmiş (ayrıca customised). Özelleştirilmiş. İsteğe göre uyarlanmış. İsteğe uyarlanmış. Kişiselleştirilmiş.

Adjustment : Ayarlama. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. işlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması. Halletme. Tashih. Hukuk, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Uydurma. Bireyin, çevresel koşullara ya da değerlere ruhsal bakımdan kendini uydurması süreci. organizmanın, varlığını sürdürebilmesi için gerekli değişmelerle kendini çevre koşullarına göre ayarlaması. Adaptasyon. Uyarlanma. Kendini alıştırma.

 

Organisation : Örgütlü kuruluş. Örgütlenme. Örgüt. Müessese. Bünye. Ocak. Organize etme. Birlik (ayrıca organization). Organizasyon.

Imperiousness : Acil olma durumu. Baskıcılık. Zorunluluk. Baskıcı olma durumu. Baskınlık. Müstebitlik. Aciliyet. Buyurucu olma durumu. Acillik. Zorbalık.

Orderings synonyms : bacteria order, cementation, word order, configuration, conjoins, ordinations, juxtaposing, collocations, coordinating, marshaling, ordered, bidding, commissions, roasting, genome, heat treatment, grading, collocation, coordinations, devising, alphabetisation, possessive, custom, co ordination, sequence, scaling, genetic code, commanding, order, placements, annealing, made to measure, series.